IRIS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ırıs" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ırıs ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ırıs ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ırıs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

IRIS

Sandık eşyası. Mutluluk, saadet.

IRISGÜL

Mutluluk gülü.

  -   -   -  

Anlamında IRIS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IRIS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUKAVEMETÇİ

Düşman saldırısına boyun eğmeyip her çeşit araçla karşı gelen yurtsever kimse. Uzun mesafe koşucusu.

İNTİFADA

Filistin halkının başkaldırısı.

DAĞILMA

Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.

TILIS

Koşarak gitme, tırıs. Bir çeşit çocuk oyunu.

OR

Hendek, düşman saldırısına karşı koymak için düzenlenmiş yer. Ateş. Halk dilinde Kırmızıyla sarı arasında bir at donu. Kale, kale burcu. Hendek.

TAHKİMAT

Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.

LİNGİRDEMEK

Şımarmak. Hafiflik, hoppalık yapmak. Arabanın üstünde sallanarak gitmek. Sarsılarak yürümek (at için). At tırısa benzer bir yürüyüşle koşmak, sarsıntılı ve hızlı yürümek. Savuşmak, kaçmak. Sallamak, sarsılmak, oynamak.

EŞKÜN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü. Bir işi yapmaya pek gönüllü olan adam.

İTLİNGİ

Köpek ve kurt için tırıstan daha ağır yürüyüşü anlatır.

İNVAZYON

Vücudun patojen mikroorganizmaların saldırısına uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. Kötü huylu tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. Vücudun patojen mikroorganizmaların hücumuna uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. Kötücül tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. Helmint türlerinin oluşturduğu ve enfeksiyon yerine kullanılan terim. İstila, akın, saldırı.

GEDİK

Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.

EŞKİN

Atın dörtnal ile tırıs arasındaki hızlı yürüyüşü. Böyle bir yürüyüşle. Böyle yürüyen (at). Filiz.

EŞGÜN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü.

EŞĞİN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü. Dağda yetişen ekşi bir bitki.

TETİKTE

Karşısındakinin saldırısına karşı uyanık durma.

TEDHİŞSİZ

Yıldırısı olmayan.

İSTİHKAM

Düşman saldırısını durdurmak, düşmana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlenmiş yer. İstihkâm işleriyle uğraşma, istihkâmcılık.

BEKMEZ

Pekmez. Kan: Gafana daşı yandırısam bekmezini akıdırın vallâ.

EŞGİN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü. Filiz, sürgün. Eski türkçe eşkin: eşkin.

LİNG

Dokuma tezgâhlarında tarağı tutan araç, tefe. Kendir dövmeye yarayan ve su ile dönen dolap. Bir çeşit tırıs yürüyüş.