İçinde IRIS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ırıs" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ırıs bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ırıs ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ırıs olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

AŞIRISOĞUTULMUŞ

10 harfli kelimeler

SALDIRISIZ, AHIRISINDA

8 harfli kelimeler

HINTIRIS, KIRISMAK, KIRISTIK, MIRMIRIS

7 harfli kelimeler

IRISGÜL, TIRISKI

6 harfli kelimeler

TIRISA

5 harfli kelimeler

TIRIS, GIRIS, MIRIS

4 harfli kelimeler

IRIS

Bazı kelimelerin anlamları

IRIS

Sandık eşyası. Mutluluk, saadet.

SALDIRISIZ

Saldırı yapılmayan. Saldırı yapmadan.

KIRISMAK

Kibirlenmek.

IRISGÜL

Mutluluk gülü.

HINTIRIS

Bir çeşit marangoz aygıtı.

TIRIS

Atın kısa adımlarla hızlı yürüyüşü.

MIRIS

Bahçe, tarla bölümleri arasındaki yol.

TIRISKI

Dayak, tokat, sopa.

KIRISTIK

Balmumundan yapılan ince mum.

TIRISA

Hiç durmadan.

AŞIRISOĞUTULMUŞ

Donma noktasının altına değin soğutulduğu halde katılaşmamış (nesne).

MIRMIRIS

Dırıltı, mırıltı.

AHIRISINDA

Sonunda.

GIRIS

Harmanda ekin kalburlandıktan sonra çıkan çöp, diken.

  -   -   -  

Anlamında IRIS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IRIS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LİNG

Dokuma tezgâhlarında tarağı tutan araç, tefe. Kendir dövmeye yarayan ve su ile dönen dolap. Bir çeşit tırıs yürüyüş.

İSTİHKAM

Düşman saldırısını durdurmak, düşmana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlenmiş yer. İstihkâm işleriyle uğraşma, istihkâmcılık.

TEDHİŞSİZ

Yıldırısı olmayan.

EŞGİN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü. Filiz, sürgün. Eski türkçe eşkin: eşkin.

İTLİNGİ

Köpek ve kurt için tırıstan daha ağır yürüyüşü anlatır.

GEDİK

Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.

DAĞILMA

Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.

EŞKÜN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü. Bir işi yapmaya pek gönüllü olan adam.

OR

Hendek, düşman saldırısına karşı koymak için düzenlenmiş yer. Ateş. Halk dilinde Kırmızıyla sarı arasında bir at donu. Kale, kale burcu. Hendek.

TAHKİMAT

Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.

İNTİFADA

Filistin halkının başkaldırısı.

BEKMEZ

Pekmez. Kan: Gafana daşı yandırısam bekmezini akıdırın vallâ.

İNVAZYON

Vücudun patojen mikroorganizmaların saldırısına uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. Kötü huylu tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. Vücudun patojen mikroorganizmaların hücumuna uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. Kötücül tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. Helmint türlerinin oluşturduğu ve enfeksiyon yerine kullanılan terim. İstila, akın, saldırı.

MUKAVEMETÇİ

Düşman saldırısına boyun eğmeyip her çeşit araçla karşı gelen yurtsever kimse. Uzun mesafe koşucusu.

EŞGÜN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü.

EŞKİN

Atın dörtnal ile tırıs arasındaki hızlı yürüyüşü. Böyle bir yürüyüşle. Böyle yürüyen (at). Filiz.

TILIS

Koşarak gitme, tırıs. Bir çeşit çocuk oyunu.

LİNGİRDEMEK

Şımarmak. Hafiflik, hoppalık yapmak. Arabanın üstünde sallanarak gitmek. Sarsılarak yürümek (at için). At tırısa benzer bir yürüyüşle koşmak, sarsıntılı ve hızlı yürümek. Savuşmak, kaçmak. Sallamak, sarsılmak, oynamak.

EŞĞİN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü. Dağda yetişen ekşi bir bitki.

TETİKTE

Karşısındakinin saldırısına karşı uyanık durma.