Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ırkıl" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ırkıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ırkıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ırkıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
IRKIL
Kâhin, falcı.
HIRKIL
Kötü, zayıf: Tayın hırkılı işe yaramaz. Komposto.
PIRKIL
Çok olgun, ezik, yumuşak : İncirler pırkıl olmuş.
FIRKIL
Suda ya da sıcak külde haşlanmış meyve. Hoşaf yapmak için ayrılan meyvelerin tam kurumamış hali.
KIRKIL
Cılız kalmış tay. Aklı karalı, kır renkte olan: Kırkıl sakallı.
Bu bölümde tanımı içerisinde IRKIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATKIN
Kırkılmak üzere olan koyunların yünlerinin altından fışkırmış yeni yün. Yavrusunu ölü doğuran, yavru atan hayvan: Atkın keçi ve koyunların hepsini satacağım. Parasız, parasızlık: Yusuf bu yıl atkın. Çapkın kız: Daha yaşı başı ne, fakat çok atkın.
ÇEMKİ
Hayvanların yünleri kırkıldıktan sonra vurulan damga.
ÇEŞTE
Koyun kırkıldığında üzerinde bırakılan yün. Sulanmadan yetişen mahsul. Uzun saplı büyük tekneli bir çeşit musiki âleti.
YAPAĞI
İlkbaharda kırkılan koyun tüyü, yapak.
GÜLEMEK
Yontmak, sivriltmek: Kurşun kalemi güledim. Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.
EDEKLİK
Kırkılan keçilerin karnında bırakılan kıllar.
GÜLÜBAĞI
Kırkılacak hayvanların ayaklarını bağlamak için kullanılan bağ.
KIRKILMA
Kırkılmak işi.
CIBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).
GÜLE
Koyunun yünü kırkılırken ayaklarına bağlanan ip: Güleyi bağladı.
GIRHUN
Koyunun kırkılması. Halının ilmiklerini makasla düzeltirken kopan iplik parçaları: Yastığı halı gırhunuyla dolduracağım.
GIRHIM
Koyunun kırkılması: Gırhım zamanı geldi. Kırkma, kırkım.
GÜLÜMEK
Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak. Yünü kesilecek hayvanların ayaklarını, gülübağı adı verilen bağla, sıkıca bağlamak. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta; Yenikent Aksaray Niğde).
KIRKIM
Davarların kırkılması işi. Davarların kırkıldıkları mevsim.
GIRHIH
Kırkılmış.
GÜLELEMEK
Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.
DELÇAH
Koyun ve keçilerin kötü havalarda, sağılmak ve kırkılmak için toplandıkları yer.
CİBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Domuz yavrusu. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çevik, oynak. Göbek. Zıbın. Civciv. Hiç bir şeyi olmayan. Küçük bahçe, avlu. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek.
DULUP
Atılarak eğrilmeye hazırlanmış yün ya da pamuk. Kırkılmış, taranmış keçi kılı. Yumak. Parmak. Hallaç.
CEBİŞ
Yeni doğmuş dişi buzağı. Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Bir yaşındaki dişi keçi yavrusu. Kısır keçi.