Kelimeler arşivinde; içinde "ırkıl" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ırkıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ırkıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ırkıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BIRKILDAMAH, TIRKILDAMAK
KIRKILIRAK, TIRKILAMAK
KIRKILMAK
KIRKILMA, IRKILGAN, KIRKILIK, KIRKILLI
IRKILMA
FIRKIL, HIRKIL, KIRKIL, PIRKIL
IRKIL
IRKIL
Kâhin, falcı.
KIRKILMA
Kırkılmak işi.
KIRKIL
Cılız kalmış tay. Aklı karalı, kır renkte olan: Kırkıl sakallı.
KIRKILIRAK
Akı çok olan kırçıl.
PIRKIL
Çok olgun, ezik, yumuşak : İncirler pırkıl olmuş.
TIRKILAMAK
Kapıyı arkasından sürgülemek, dayaklamak, mandallamak. Kapı ya da pencereyi sürgülemek. Bastırmak.
BIRKILDAMAH
Kaynamak (su hakkında).
IRKILGAN
Kayşa, göçü.
IRKILMA
Üzerine doğru eğilme.
FIRKIL
Suda ya da sıcak külde haşlanmış meyve. Hoşaf yapmak için ayrılan meyvelerin tam kurumamış hali.
KIRKILMAK
Kırkma işi yapılmak.
TIRKILDAMAK
Kimi nesneler düşünce uzun, titrek ses çıkarmak, tınlamak. Sıçan ve benzerleri hayvan tıkırtı yapmak.
HIRKIL
Kötü, zayıf: Tayın hırkılı işe yaramaz. Komposto.
KIRKILIK
Davar kırkılan makas.
KIRKILLI
Kütahya ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde IRKIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEMKİ
Hayvanların yünleri kırkıldıktan sonra vurulan damga.
GÜLEMEK
Yontmak, sivriltmek: Kurşun kalemi güledim. Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.
GÜLE
Koyunun yünü kırkılırken ayaklarına bağlanan ip: Güleyi bağladı.
YAPAĞI
İlkbaharda kırkılan koyun tüyü, yapak.
KIRKIM
Davarların kırkılması işi. Davarların kırkıldıkları mevsim.
DULUP
Atılarak eğrilmeye hazırlanmış yün ya da pamuk. Kırkılmış, taranmış keçi kılı. Yumak. Parmak. Hallaç.
CIBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).
GÜLÜBAĞI
Kırkılacak hayvanların ayaklarını bağlamak için kullanılan bağ.
ÇEŞTE
Koyun kırkıldığında üzerinde bırakılan yün. Sulanmadan yetişen mahsul. Uzun saplı büyük tekneli bir çeşit musiki âleti.
ATKIN
Kırkılmak üzere olan koyunların yünlerinin altından fışkırmış yeni yün. Yavrusunu ölü doğuran, yavru atan hayvan: Atkın keçi ve koyunların hepsini satacağım. Parasız, parasızlık: Yusuf bu yıl atkın. Çapkın kız: Daha yaşı başı ne, fakat çok atkın.
GÜLÜMEK
Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak. Yünü kesilecek hayvanların ayaklarını, gülübağı adı verilen bağla, sıkıca bağlamak. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta; Yenikent Aksaray Niğde).
DELÇAH
Koyun ve keçilerin kötü havalarda, sağılmak ve kırkılmak için toplandıkları yer.
CEBİŞ
Yeni doğmuş dişi buzağı. Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Bir yaşındaki dişi keçi yavrusu. Kısır keçi.
GÜLELEMEK
Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.
GIRHIH
Kırkılmış.
GIRHIM
Koyunun kırkılması: Gırhım zamanı geldi. Kırkma, kırkım.
EDEKLİK
Kırkılan keçilerin karnında bırakılan kıllar.
GÜZEM
Sonbaharda kırkılan koyun, kuzu yünü. Şirin, güzel, edalı.
GIRHUN
Koyunun kırkılması. Halının ilmiklerini makasla düzeltirken kopan iplik parçaları: Yastığı halı gırhunuyla dolduracağım.
CİBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Domuz yavrusu. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çevik, oynak. Göbek. Zıbın. Civciv. Hiç bir şeyi olmayan. Küçük bahçe, avlu. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek.