IRKIL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ırkıl" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ırkıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ırkıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ırkıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

IRKIL

Kâhin, falcı.

IRKILGAN

Kayşa, göçü.

IRKILMA

Üzerine doğru eğilme.

  -   -   -  

Anlamında IRKIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IRKIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GIRHIH

Kırkılmış.

GIRHUN

Koyunun kırkılması. Halının ilmiklerini makasla düzeltirken kopan iplik parçaları: Yastığı halı gırhunuyla dolduracağım.

GÜLÜMEK

Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak. Yünü kesilecek hayvanların ayaklarını, gülübağı adı verilen bağla, sıkıca bağlamak. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta; Yenikent Aksaray Niğde).

KIRKIM

Davarların kırkılması işi. Davarların kırkıldıkları mevsim.

GÜLE

Koyunun yünü kırkılırken ayaklarına bağlanan ip: Güleyi bağladı.

CIBA

Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).

KIRKILMA

Kırkılmak işi.

ATKIN

Kırkılmak üzere olan koyunların yünlerinin altından fışkırmış yeni yün. Yavrusunu ölü doğuran, yavru atan hayvan: Atkın keçi ve koyunların hepsini satacağım. Parasız, parasızlık: Yusuf bu yıl atkın. Çapkın kız: Daha yaşı başı ne, fakat çok atkın.

EDEKLİK

Kırkılan keçilerin karnında bırakılan kıllar.

CEBİŞ

Yeni doğmuş dişi buzağı. Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Bir yaşındaki dişi keçi yavrusu. Kısır keçi.

GÜLEMEK

Yontmak, sivriltmek: Kurşun kalemi güledim. Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.

GÜLÜBAĞI

Kırkılacak hayvanların ayaklarını bağlamak için kullanılan bağ.

ÇEŞTE

Koyun kırkıldığında üzerinde bırakılan yün. Sulanmadan yetişen mahsul. Uzun saplı büyük tekneli bir çeşit musiki âleti.

GÜLELEMEK

Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.

CİBA

Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Domuz yavrusu. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çevik, oynak. Göbek. Zıbın. Civciv. Hiç bir şeyi olmayan. Küçük bahçe, avlu. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek.

DELÇAH

Koyun ve keçilerin kötü havalarda, sağılmak ve kırkılmak için toplandıkları yer.

DULUP

Atılarak eğrilmeye hazırlanmış yün ya da pamuk. Kırkılmış, taranmış keçi kılı. Yumak. Parmak. Hallaç.

ÇEMKİ

Hayvanların yünleri kırkıldıktan sonra vurulan damga.

GIRHIM

Koyunun kırkılması: Gırhım zamanı geldi. Kırkma, kırkım.

YAPAĞI

İlkbaharda kırkılan koyun tüyü, yapak.