INGA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ınga" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. ınga ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ınga ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ınga olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

INGA

Küçük çocuk.

INGALANMAK

Sallanarak yürümek, salınmak.

INGASTAN

Şakadan, yalandan.

INGAR

Dağ.

INGAZ

Şaka için söylenen yalan.

INGASDAN

Yalandan, yalancıktan.

  -   -   -  

Anlamında INGA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde INGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIVMAK

Atlamak, sıçramak, zıplamak. Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, çavmak, sapmak, inhiraf etmek. Atlamak, sıçramak, fırlamak. Kaçmak. (hayvanlar). Hayvan yoldan çıkmak. Atılan mermi hedeften aşmak. Yıldız kaymak. Bir yere atılan taş düz olarak gitmek. Ağaç, filiz vermek. Sallanmak: İlkbaharda bahçelerde salıngaç yapıp çıvmak çok hoş olur. Dikine uzanmak.

ŞIRINGALAMA

Şırıngalamak işi veya durumu.

ESİRİKLİ

Kızgın, öfkeli, sinirli. Alıngan, çok küsen.

KAÇINGANLIK

Geri durma, isteksiz davranma. Kaçıngan olma durumu.

AYINGACILIK

Ayıngacının yaptığı iş.

CINDIK

Küçük ve yuvarlak. Alıngan, kötü huylu. Bir iki litre hacmindeki küçük kap. İki tarafı sivri olan kayık. Çok küçük.

FIRTIK

Sümük. Oynak, hoppa. Alıngan kişi. Her şeye burnunu sokan kişi. Sonucu olmayan şey. Fingirdek, oynak.

CUSTULLU

Alıngan.

CINGAR

Kavga, gürültü: Eve gelelerdi cıngar çıkarırdım.

DIRINGA

Çok gergin: İp çok dırınga, kopacak.

ENJEKTÖR

Silindir ve pistondan oluşan ve ucuna iğne takılabilen, sıvı maddeleri vermek veya çekmek için kullanılan tıbbi araç, şırınga. Bir sıvıyı basınçla herhangi bir yere vermekte kullanılan aygıt.

ANORLU

Onurlu, alıngan, haysiyetli.

LİMONİ

Limon rengi. Biraz bozuk, iyi olmayan (insan ilişkileri). Bu renkte olan. Alıngan, beklenmeyen bir zamanda öfkelenen.

ALINGANLIK

Alıngan olma durumu.

CULUM

Alıngan, küçük söz ve olayları büyüten.

İHTİYATLI

Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranan, önlem alan, sakıngan, ihtiyatkâr.

SİTEM

Bir kimseye, yaptığı bir hareketin veya söylediği sözün üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını öfkelenmeden belirtme.

CIZBÜZZÜK

Yaramaz, yerli yersiz ağlayan çocuk. Alıngan.

CINGATMAK

Tepmek, çifte atmak: Bu hayvan cıngatar hâl Yanına sokulma.

ŞIRINGALAMAK

Şırınga etmek. Birtakım düşünce veya duyguları bir başkasına benimsetmek, telkin etmek.