Kelimeler arşivi içinde; başında "iyi" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. iyi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu iyi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde iyi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İYİLEŞTİREBİLMEK, İYİLEŞTİRMECİLİK
İYİLEŞTİREBİLME, İYİLİKBİLMEZLİK
İYİLİKSEVERLİK, İYİLİKBİLİRLİK
İYİLEŞTİRMEK, İYİLİKBİLMEZ
İYİLEŞTİRME, İYİLİKBİLİR, İYİLİKÇİLİK, İYİLİKSEVER
İYİMSERLİK
İYİLETMEK, İYİCİLLİK, İYİLEŞMEK, İYİNDİRİK
İYİLİKÇİ, İYİLİKLE, İYİLTMEK, İYİYÜREK, İYİLEMEK, İYİKOMŞU, İYİGELEN, İYİDOĞAN, İYİLEŞME, İYİDEMİR, İYİCENEM
İYİCENE, İYİTMEK, İYİŞMİK, İYİNMEK, İYİNDİK, İYİMSER, İYİDERE, İYİLCİK, İYİKMEK
İYİMEK, İYİDEN, İYİGÜN, İYİLİK, İYİNİK, İYİNTİ, İYİCİL, İYİREK, İYİSAN, İYİSOY, İYİŞİK
İYİOL, İYİSU, İYİCE
İYİT, İYİN
İYİ
İYİ
İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.
İYİLETMEK
Sepiletmek, deriyi tabakhanede temizletip posteki haline getirmek: Gurban derisini iyilettim.
İYİLEŞTİRMECİLİK
Toplumsal yaşayışın hangi bölümünde olursa olsun istenilen değişme ve gelişmelerin, devrimsel girişimler yerine birbirini izleyen ve yavaş yavaş uygulanan düzeltici önlemlerle gerçekleşebileceğini ileri süren görüş.
İYİLEŞTİRMEK
İyileşmesini sağlamak, sağlığına kavuşturmak, tedavi etmek. Eksikliğini, bozukluğunu gidermek, ıslah etmek.
İYİCİLLİK
İyicil olma durumu, iyi huyluluk.
İYİLİKBİLİR
Değerbilir.
İYİLİKSEVER
Hayırsever.
İYİLİKBİLMEZLİK
İyilikbilmez olma durumu.
İYİLİKBİLMEZ
İyilik gördüğü kimseye hainlik yapan, aldığı yardımı inkâr eden, nankör, tuz ekmek düşmanı.
İYİLEŞTİREBİLMEK
İyileştirme imkânı veya olasılığı bulunmak. İyileşmesinde etkili olmak. İyileşmesine gücü yetmek.
İYİLEŞTİRME
İyileştirmek işi, ıslah. Bir kimsenin iş yapmaya engel olan sakatlığını, yetersizliğini gidermek veya bozuk olan ruhsal durumunu düzeltmek amacıyla uygulanan tedavi, rehabilitasyon, rehabilite. İflas hâlindeki işletmeyi iyi yönetimle kâra geçirme, rehabilitasyon, rehabilite.
İYİMSERLİK
Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren bir tutum veya kişilik özelliği, nikbinlik, optimizm. İnsanlığın ilerlemesine, bütün durum ve şartların iyiye gideceğine inanan öğretilerin genel adı, optimizm. Her şeyi en iyi yanından gören, her durumda iyi bir çıkış yolu uman dünya görüşü, nikbinlik, optimizm.
İYİLİKÇİLİK
İyilikçi olma durumu.
İYİLEŞTİREBİLME
İyileştirebilmek işi.
İYİLİKSEVERLİK
Hayırseverlik.
İYİLİKBİLİRLİK
Değerbilirlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde İYİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.