Sonu İYER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iyer" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iyer ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında iyer olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iyer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SİDNEYTERİYER

11 harfli kelimeler

AVANTÜRİYER, EMÜLSİFİYER, KARTONPİYER

10 harfli kelimeler

KRUVAZİYER, LİSANSİYER, GARSONİYER

9 harfli kelimeler

BETONİYER

8 harfli kelimeler

JARTİYER, BÜSTİYER, KURSİYER, PRÖMİYER, PUDRİYER, TERSİYER, VESTİYER, KERDİYER, BURSİYER, KANSİYER

7 harfli kelimeler

BARİYER, MİLİYER, ŞİNİYER, FİNİYER, VİZİYER, KASİYER, KARİYER

6 harfli kelimeler

İLİYER

5 harfli kelimeler

ÇİYER, CİYER, SİYER, ŞİYER

Bazı kelimelerin anlamları

İYER

Eğer. Eyer, semer. Eğer, şayet.

KARTONPİYER

Çoğunlukla duvar ve tavan ara kesitleriyle tavan göbeklerinde süsleme amacıyla kullanılan sertleştirilmiş alçı.

SİDNEYTERİYER

İpeksi teriyer.

KURSİYER

Kurs öğrencisi.

JARTİYER

Çorapları dizin altında veya üstünde tutmaya yarayan lastikli bağ.

PUDRİYER

Pudralık.

EMÜLSİFİYER

Büyük yağ küreciklerini daha küçük ve bağdaşık parçacıklar biçiminde bir sıvı içinde süspansiyon durumunda dağılmasını sağlayabilen madde, emülsiyonlayıcı.

GARSONİYER

Bazı erkeklerin, evlilik dışı ilişkiler için kendi konutlarından ayrı olarak tuttukları özel konut.

LİSANSİYER

Üniversitede okuyan öğrenci.

KRUVAZİYER

Büyük gezinti gemisi.

BETONİYER

Betonkarar.

BÜSTİYER

Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük.

TERSİYER

Üçüncül.

VESTİYER

Otel, lokanta vb. yerlerde veya evlerde şapka, palto, pardösü gibi eşyayı bırakmak ve korumak için ayrılmış yer, askılık.

PRÖMİYER

İlk gösteri.

AVANTÜRİYER

Serüvene atılan, maceracı (kadın).

  -   -   -  

Anlamında İYER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İYER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇALAKAŞIK

Soluk almadan yiyerek.

DOYASIYA

Doyuncaya kadar yiyerek. Yeterince.

KIMIL

Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

BURSLU

Burs alan, bursu olan, bursiyer.

DÜRMECE

Bağlarda, tomurcuk, yaprak ve salkım yiyerek yaşayan, sarımsı gece kelebeği (Sparganothis pilleriana).

DEHLEMEK

Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.

HİYERARŞİK

Hiyerarşiye özgü.

ASKILIK

Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.

AĞAÇKAKAN

Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).

GÜMÜŞÇÜN

Püskül kuyruklulardan, eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek yaşayan, vücutları küçük pullarla örtülü, kanatsız böcek (Lepisma saccharina).

FELDMAREŞAL

Alman, Avusturya, İngiliz, Rus ve İsveç askerî hiyerarşisinde en yüksek rütbe.

BAŞTANKARA

Ötücü kuşlar takımının baştankaragiller familyasından, Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya'da yaşayan, böcek yiyerek tarıma yararlı olan, oldukça kısa, güçlü ve sivri gagalı, çeşitli renklerde olabilen bir tür kuş (Parus major).

DOYMUŞ

Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu. İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş.

DİYE

Herhangi bir yargıya vararak. Diyerek. Niteleyerek.

KARINCASEVER

Karınca yiyerek beslenen ve karınca yuvası çevresinde yaşayan böcek.

BALIKÇIL

Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea). Balıkla beslenen, balık yiyen.

OFLAMAK

"Of" diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek.

ENGEL

Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

DOYURAN

Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde). Bir çelik çubuğu doyma durumuna getiren indükleyici manyetik alan.