Kelimeler arşivinde; içinde "iyin" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde iyin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu iyin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında iyin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEFERBEYLİYİN
GİYİNİVERMEK, GİYİNEBİLMEK
GİYİNİVERME, GİYİNEBİLME
YAVAŞLİYİN, GARŞILİYİN, EVLENNİYİN, ERKENNİYİN, ENSİZLİYİN, ÇİYİNDİRİK, CİYİNDİRİK, ARKENNİYİN, USSULLİYİN
İYİNDİRİK, YİYİNTİLİ, SENİYİNEN, İKİNDİYİN, SIRALİYİN
KINDİYİN, İKİYİNCİ, İBRİYİNİ, YİYİNMEK, GİYİNMEK
BİTİYİN, GİYİNİK, YENİYİN, GİYİNİŞ, GİYİNME, ŞİYİNİN, SİYİNTİ, YİYİNTİ, GİYİNEM, İYİNMEK, İYİNDİK, HAZİYİN
İYİNTİ, İYİNİK
CİYİN, SİYİN, ÇİYİN, TİYİN, FİYİN, GİYİN
İYİN
İYİN
Kayınbirader. Bir adın sonuna gelerek ailesini belirtir : Ahmediyin keçisi. İyiyim.
USSULLİYİN
Yavaşça.
GİYİNİVERME
Giyinivermek işi.
GARŞILİYİN
Karşı, karşı tarafa. Karşıdan; karşı taraftan.
SEFERBEYLİYİN
Seferberliğin.
İYİNDİRİK
Bağırsak bozukluğu hastalığı, ishal.
ÇİYİNDİRİK
Tomurcuk.
ERKENNİYİN
Erkence; erkenden.
GİYİNEBİLMEK
Giyinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
CİYİNDİRİK
Sinirli, yağsız et.
YAVAŞLİYİN
Yavaşça.
EVLENNİYİN
'Evle' vakti; öğle; öğlede.
ENSİZLİYİN
Ansızın.
GİYİNEBİLME
Giyinebilmek işi.
ARKENNİYİN
Erkence.
GİYİNİVERMEK
Çabucak veya kısa sürede giyinmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde İYİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RÜKÜŞ
Gülünç bir biçimde giyinip süslenen (kadın).
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma.
KOSTAK
Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı. Yiğit, kabadayı, yürekli.
TANGO
Özel ritimli ağır bir dans. Aşırı bir biçimde son modaya uyarak giyinmiş (kadın). Bu dansın müziği.
BAKIM
Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.
GİYİMLİ
Giyinmiş, giyinik.
SALAK
Giyinişinden, konuşma ve davranışlarından seviyesiz, dengesiz ve saf olduğu anlaşılan (kimse).
KILIK
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş. Bir kimsenin resmi, fotoğraf.
SOĞUKLUK
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.
ŞALVARLI
Şalvar giyinmiş olan (kimse).
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
DONANMAK
Giyinip kuşanmak, süslenmek. Yayılıp kaplanmak. Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek. Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek.
PAÇOZ
Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus). Uyumsuz, özensiz giyinmiş kimse. Fahişe.
BOPSTİL
Züppece giyiniş biçimi. Bu biçimde giyinen kimse.
KUŞANMAK
Beline kuşak, kılıç, kemer vb. şeyler bağlamak. Giyinmek.
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
GİYİNME
Giyinmek işi.
GİYİNİŞ
Giyinme işi.
GİYİNİK
Giyinmiş olan.