Kelimeler arşivi içinde; başında "iyin" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. iyin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu iyin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde iyin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İYİNDİRİK
İYİNDİK, İYİNMEK
İYİNİK, İYİNTİ
İYİN
İYİN
Kayınbirader. Bir adın sonuna gelerek ailesini belirtir : Ahmediyin keçisi. İyiyim.
İYİNMEK
Basur, dizanteri, kanlı ve sancılı iç sürgünü. Ikınmak. Sığınmak. Hastalıktan kurtulamamak.
İYİNDİK
İyilik.
İYİNİK
Bağırsak bozukluğu hastalığı, ishal.
İYİNDİRİK
Bağırsak bozukluğu hastalığı, ishal.
İYİNTİ
Üzüntü, dert.
Bu bölümde tanımı içerisinde İYİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GİYİNİŞ
Giyinme işi.
GİYİNME
Giyinmek işi.
BAKIM
Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.
GİYİNİK
Giyinmiş olan.
DONANMAK
Giyinip kuşanmak, süslenmek. Yayılıp kaplanmak. Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek. Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
KOSTAK
Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı. Yiğit, kabadayı, yürekli.
SALAK
Giyinişinden, konuşma ve davranışlarından seviyesiz, dengesiz ve saf olduğu anlaşılan (kimse).
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma.
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
KILIK
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş. Bir kimsenin resmi, fotoğraf.
RÜKÜŞ
Gülünç bir biçimde giyinip süslenen (kadın).
KUŞANMAK
Beline kuşak, kılıç, kemer vb. şeyler bağlamak. Giyinmek.
ŞALVARLI
Şalvar giyinmiş olan (kimse).
BOPSTİL
Züppece giyiniş biçimi. Bu biçimde giyinen kimse.
SOĞUKLUK
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.
GİYİMLİ
Giyinmiş, giyinik.
PAÇOZ
Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus). Uyumsuz, özensiz giyinmiş kimse. Fahişe.
TANGO
Özel ritimli ağır bir dans. Aşırı bir biçimde son modaya uyarak giyinmiş (kadın). Bu dansın müziği.