İKTİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ikti" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. ikti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ikti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ikti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

İKTİDARSIZLAŞMAK

15 harfli kelimeler

İKTİDARSIZLAŞMA

13 harfli kelimeler

İKTİSATSIZLIK, İKTİDARSIZLIK

12 harfli kelimeler

İKTİSATÇILIK, İKTİSATLILIK, İKTİDARSIZCA, İKTİDARLILIK

11 harfli kelimeler

İKTİSADİYAT, İKTİLEPİDİN

10 harfli kelimeler

İKTİDARSIZ, İKTİYOKOLA, İKTİLEŞMEK, İKTİYOFORM, İKTİYOLOJİ, İKTİSATSIZ

9 harfli kelimeler

İKTİSATÇI, İKTİSADEN, İKTİSATLI, İKTİDARLI, İKTİYOZİS

8 harfli kelimeler

İKTİSABİ, İKTİSADİ

7 harfli kelimeler

İKTİBAS, İKTİSAT, İKTİSAP, İKTİSAD, İKTİSAB, İKTİRAN, İKTİLİK, İKTİDAR

Bazı kelimelerin anlamları

İKTİ

Annesi öldüğü için başka koyun emmeye alıştırılan kuzu ya da oğlak. Çobana alışkın hayvan. Açgözlü. Annesiz babasız büyüdüğü için arsız olan kişi.

İKTİLEŞMEK

Evcilleşmek, alışmak. Kurnazlaşmak: Osman da iktileşti.

İKTİYOFORM

Iktiol formaldehit, suda çözünmeyen, kahverengi toz halinde bulunan bir bağırsak antiseptiği.

İKTİYOKOLA

Balık tutkalı.

İKTİSATSIZLIK

İktisatsız olma durumu.

İKTİDARSIZ

Gücü, yeteneği olmayan, beceriksiz, yetersiz. Cinsel gücü olmayan (erkek). Beceriksiz, yetersiz bir biçimde.

İKTİSATÇILIK

İksitisatçı olma durumu.

İKTİSATLILIK

İktisatlı olma durumu.

İKTİDARSIZLAŞMAK

İktidarsız duruma gelmek.

İKTİYOLOJİ

Balık bilimi.

İKTİDARSIZLAŞMA

İktidarsızlaşmak durumu.

İKTİDARLILIK

İktidarlı olma durumu.

İKTİSADİYAT

Bir devletin ekonomik durumu.

İKTİDARSIZLIK

İktidarsız olma durumu.

İKTİDARSIZCA

İktidarsız bir biçimde.

İKTİLEPİDİN

Balıklarda bulunan kolajen ve keratin arasında olan bir protein.

  -   -   -  

Anlamında İKTİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İKTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EKONOMİ

İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.

DİKTİRTME

Diktirtmek işi.

DEPOLAMAK

Saklamak veya korumak amacıyla ambara koymak, depo etmek, biriktirmek, ambarlamak. Bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak.

EDİNİM

Kazanma, iktisap.

DİKTİRME

Diktirmek işi.

BİRİKTİRİM

Biriktirme işi.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

EDİNME

Edinmek işi, kazanma, iktisap.

BİRİKTİRME

Biriktirmek işi.

DİKTİRTMEK

Diktirmesini sağlamak.

DÜŞÜK

Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

EKONOMİK

Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı. Kolay kullanılabilen.

ÇÖPLÜK

Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.

ÇİVİYUKARI

Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

ALINTI

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.

EDİNMEK

Kendini bir şeye sahip kılmak, kendine sağlamak, elde etmek, iktisap etmek.

ÇİZİKTİRME

Çiziktirmek işi.

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.