İçinde İLAÇ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ilaç" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ilaç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ilaç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ilaç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

İLAÇSIZLIK, İLAÇLANMAK

9 harfli kelimeler

İLAÇLANMA, İLAÇLAMAK, İLAÇLANIŞ, ZİMBİLAÇI

8 harfli kelimeler

BİLAÇÇIN, İLAÇLAMA

7 harfli kelimeler

İHTİLAÇ, İLAÇSIZ, İLAÇLIK, PİLAÇKA

6 harfli kelimeler

BİİLAÇ, İLAÇLI

5 harfli kelimeler

PİLAÇ

4 harfli kelimeler

İLAÇ

Bazı kelimelerin anlamları

İLAÇ

Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.

İLAÇLAMA

İlaçlamak işi.

İLAÇSIZLIK

İlaçsız olma durumu.

İLAÇLANIŞ

İlaçlanma işi.

İLAÇLI

İçinde ilaç bulunan. İlaçlanmış.

BİLAÇÇIN

Bilgin. Gökbilimci.

PİLAÇ

Yazlık ayakkabı. Sacda pişirilen bazlamaları çevirmeye yarayan tahta araç.

İHTİLAÇ

Çırpınma.

İLAÇLIK

İlaç yapmak için ayrılmış, ilaç yapmaya yarar.

İLAÇLANMAK

İlaçlama işi yapılmak veya ilaçlama işine konu olmak.

PİLAÇKA

Arnavutça'dan gelen bir terim.

BİİLAÇ

İlaçsız, çaresiz. Umutsuz olarak.

ZİMBİLAÇI

Devedikeni.

İLAÇLAMAK

İlaç sürmek. Mikroplardan arındırmak, zararlı böceklerden korunmak amacıyla ilaç püskürtmek veya sıkmak.

İLAÇSIZ

İlacı olmayan. İlaçlanmamış.

İLAÇLANMA

İlaçlanmak işi.

  -   -   -  

Anlamında İLAÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İLAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

BALSAM

Bazı ağaçlardan elde edilen, parfüm ve ilaç yapımında kullanılan reçine.

EBEGÜMECİ

Ebegümecigillerden, mor renkli çiçekleri ilaç, yaprakları sebze olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen çok yıllık bir bitki (Malva siylvestris).

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

DERMAN

Güç, takat, mecal. Çıkar yol, çare. İlaç.

DARU

İlaç.

ÇIRPINMAK

Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.

ANTİALERJİK

Alerjilerin önlenmesinde veya tedavisinde kullanılan ilaç. Alerjiye neden olmayan.

BİZMUT

Atom numarası 83, atom ağırlığı 209, yoğunluğu 9,8 olan, 271,3 °C'de eriyen, kızılımsı beyaz renkli, kırılgan ve katı bir element (simgesi Bi). Bu elementten yapılmış olan ve ilaç olarak kullanılan karışım.

AMPUL

İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.

DİLALTI

Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç. Tavuklarda görülen bir hastalık.

BANT

Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

DOPİNG

Bir spor yarışması sırasında vücuda ek enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilaç.

BALSAMLI

Balsam içeren, antiseptik ve besleyici özelliği olan (ilaç, merhem vb.).

ASEPSİ

Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

ARDIÇ

Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).

DEVA

İlaç, çare.

DAMLA

Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı. Damla biçiminde olan (ziynet). Kalbe inen inme, felç. Damlalıkla kullanılan ilaç. Çok az miktar.