Kelimeler arşivi içinde; başında "ikti" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. ikti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ikti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ikti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İKTİDARSIZLAŞMAK
İKTİDARSIZLAŞMA
İKTİSATSIZLIK, İKTİDARSIZLIK
İKTİSATÇILIK, İKTİSATLILIK, İKTİDARSIZCA, İKTİDARLILIK
İKTİSADİYAT, İKTİLEPİDİN
İKTİDARSIZ, İKTİYOKOLA, İKTİLEŞMEK, İKTİYOFORM, İKTİYOLOJİ, İKTİSATSIZ
İKTİSATÇI, İKTİSADEN, İKTİSATLI, İKTİDARLI, İKTİYOZİS
İKTİSABİ, İKTİSADİ
İKTİBAS, İKTİSAT, İKTİSAP, İKTİSAD, İKTİSAB, İKTİRAN, İKTİLİK, İKTİDAR
İKTİ
Annesi öldüğü için başka koyun emmeye alıştırılan kuzu ya da oğlak. Çobana alışkın hayvan. Açgözlü. Annesiz babasız büyüdüğü için arsız olan kişi.
İKTİSATÇILIK
İksitisatçı olma durumu.
İKTİDARSIZ
Gücü, yeteneği olmayan, beceriksiz, yetersiz. Cinsel gücü olmayan (erkek). Beceriksiz, yetersiz bir biçimde.
İKTİYOKOLA
Balık tutkalı.
İKTİYOFORM
Iktiol formaldehit, suda çözünmeyen, kahverengi toz halinde bulunan bir bağırsak antiseptiği.
İKTİDARLILIK
İktidarlı olma durumu.
İKTİDARSIZLAŞMAK
İktidarsız duruma gelmek.
İKTİSADİYAT
Bir devletin ekonomik durumu.
İKTİDARSIZCA
İktidarsız bir biçimde.
İKTİDARSIZLIK
İktidarsız olma durumu.
İKTİSATLILIK
İktisatlı olma durumu.
İKTİDARSIZLAŞMA
İktidarsızlaşmak durumu.
İKTİLEPİDİN
Balıklarda bulunan kolajen ve keratin arasında olan bir protein.
İKTİYOLOJİ
Balık bilimi.
İKTİSATSIZLIK
İktisatsız olma durumu.
İKTİLEŞMEK
Evcilleşmek, alışmak. Kurnazlaşmak: Osman da iktileşti.
Bu bölümde tanımı içerisinde İKTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİVİYUKARI
Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.
DİKTİRME
Diktirmek işi.
DÜŞÜK
Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.
ALINTI
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.
DİKTİRTMEK
Diktirmesini sağlamak.
BENT
Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.
EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
ALINTILAMAK
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
EDİNMEK
Kendini bir şeye sahip kılmak, kendine sağlamak, elde etmek, iktisap etmek.
BİRİKTİRİM
Biriktirme işi.
DİKTİRTME
Diktirtmek işi.
ÇİZİKTİRME
Çiziktirmek işi.
BİRİKTİRME
Biriktirmek işi.
EDİNME
Edinmek işi, kazanma, iktisap.
EKONOMİK
Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı. Kolay kullanılabilen.
EDİNİM
Kazanma, iktisap.
DEPOLAMAK
Saklamak veya korumak amacıyla ambara koymak, depo etmek, biriktirmek, ambarlamak. Bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.