Kelimeler arşivinde; içinde "ikti" olan, toplam 80 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ikti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ikti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ikti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İKTİDARSIZLAŞMAK
İKTİDARSIZLAŞMA, GECİKTİREBİLMEK, ÇİZİKTİRİVERMEK, ÇİZİKTİREBİLMEK
GECİKTİREBİLME, ÇİZİKTİREBİLME, ÇİZİKTİRİVERME
GECİKTİRİLMEK, İKTİSATSIZLIK, İKTİDARSIZLIK
MİKROİKTİSAT, İKTİSATLILIK, İKTİSATÇILIK, İKTİDARSIZCA, İKTİDARLILIK, HİYNİKTİRMEK, GECİKTİRİLME, MAKROİKTİSAT
FİNİKTİRMEK, TEZİKTİRMEK, CİZİKTİRMAK, CİZİKTİRMEK, FENİKTİRMEK, İKTİLEPİDİN, İKTİSADİYAT, BİRİKTİRMEK, TERİKTİRMEK, ÇİZİKTİRMEK, PİCİKTİRMEK, PERİKTİRMEK, KİNİKTİRMEK, KİRİKTİRMEK, GECİKTİRMEK, KİZİKTİRMEK, NÖROİKTİSAT
BİRİKTİRME, İKTİSATSIZ, GECİKTİRİM, İRİKTİRMEK, İKTİDARSIZ, İKTİYOLOJİ, İKTİYOKOLA, İKTİYOFORM, İKTİLEŞMEK, ÇİZİKTİRİŞ, EDİKTİRMEK, BİRİKTİRİM, ÇİZİKTİRME, DİKTİRTMEK, GECİKTİRME
YİKTİRMEK, DİKTİRMEK, PANMİKTİK, DİKTİRTME, NİKTİTANS, İKTİYOZİS, İKTİSADEN, İKTİDARLI, SİKTİRMEK, SİKTİRİCİ, İKTİSATLI, İKTİSATÇI
DİKTİRME, İKTİSADİ, İKTİSABİ
İKTİLİK, AMİKTİK, İKTİBAS, İKTİDAR, İKTİRAN, İKTİSAB, İKTİSAP, İKTİSAT, İKTİSAD
FİKTİF, İKTİFA, İKTİZA
İKTİM
İKTİ
İKTİ
Annesi öldüğü için başka koyun emmeye alıştırılan kuzu ya da oğlak. Çobana alışkın hayvan. Açgözlü. Annesiz babasız büyüdüğü için arsız olan kişi.
GECİKTİRİLMEK
Gecikmesine yol açılmak.
GECİKTİREBİLME
Geciktirebilmek işi.
İKTİSATSIZLIK
İktisatsız olma durumu.
İKTİSATÇILIK
İksitisatçı olma durumu.
İKTİDARSIZLAŞMA
İktidarsızlaşmak durumu.
İKTİSATLILIK
İktisatlı olma durumu.
ÇİZİKTİREBİLMEK
Çiziktirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İKTİDARSIZLIK
İktidarsız olma durumu.
GECİKTİREBİLMEK
Geciktirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİZİKTİRİVERME
Çiziktirivermek işi.
ÇİZİKTİRİVERMEK
Çabucak çiziktirmek.
İKTİDARSIZLAŞMAK
İktidarsız duruma gelmek.
ÇİZİKTİREBİLME
Çiziktirebilmek işi.
MİKROİKTİSAT
İktisadi karar birimlerinin davranışlarından hareketle mal, hizmet ve faktör piyasalarında fiyatın nasıl oluştuğunu ve oluşmuş bir fiyatın nasıl değiştiğini inceleyen iktisadın bir alt dalı.
İKTİDARSIZCA
İktidarsız bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde İKTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
DİKTİRTME
Diktirtmek işi.
ÇİVİYUKARI
Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.
DİKTİRTMEK
Diktirmesini sağlamak.
ALINTILAMAK
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.
EKONOMİK
Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı. Kolay kullanılabilen.
ALINTI
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.
DİKTİRME
Diktirmek işi.
EDİNME
Edinmek işi, kazanma, iktisap.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
BENT
Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.
BİRİKTİRİM
Biriktirme işi.
ÇİZİKTİRME
Çiziktirmek işi.
BİRİKTİRME
Biriktirmek işi.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
EDİNİM
Kazanma, iktisap.
EDİNMEK
Kendini bir şeye sahip kılmak, kendine sağlamak, elde etmek, iktisap etmek.
DÜŞÜK
Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.
DEPOLAMAK
Saklamak veya korumak amacıyla ambara koymak, depo etmek, biriktirmek, ambarlamak. Bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak.