Kelimeler arşivi içinde; başında "üzsüz" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. üzsüz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu üzsüz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üzsüz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜZSÜZ
ÜZSÜZ
Yağsız peynir. Yoğurt. Yüzsüz, utanmaz: Şu adam çok üzsüzdür.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜZSÜZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUŞE
Özen isteyen baskı işlerinde kullanılan, parlak, düzgün, pürüzsüz, kaygan kâğıt.
YÜZSÜZLEŞTİRME
Yüzsüzleştirmek işi.
PİŞKİN
Gereğince pişmiş. Çabuk pişen, pişeğen, pişek. Deneyimi olan, herhangi bir şeye alışmış olan, olgun. Yüzsüz. Saygısızca davranarak işini yürüten.
YÜZSÜZLEŞTİRMEK
Yüzsüz duruma getirmek.
RENDE
Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç. Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, peynir, soğan, havuç vb.ni ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aleti. Bu aletle ufak parçalara ayrılmış şey.
DÜZGÜN
Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
DURU
Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).
UTANMAZLIK
Utanmaz olma durumu, yüzsüzlük, arsızlık.
PÜRÜZSÜZLÜK
Pürüzsüz olma durumu.
SIKILMAZ
Sıkılması olmayan, utanmaz, yüzsüz.
ARSIZ
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).
CİLLOP
Parlak, pürüzsüz, tertemiz. Yeni.
SİLMEK
Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek. Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek. Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek. Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak. Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak. İlişkisini koparmak, yok saymak. Üzerini çizerek atmak, yok etmek. Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek.
PÜSÜRSÜZ
Püsürü olmayan, pürüzsüz.
EKTİ
Her yiyeceği canı çeken. Anası ve babası olmayan veya atılmış, bırakılmış çocuk. Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan veya elle beslenen (kuzu). Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Cimri. Asalak.
FONDÖTEN
Cildi pürüzsüz göstermesi, renk vermesi için kadınların yüzlerine sürdükleri yarı sıvı veya boyalı krem, düzgün.
YÜZSÜZLEŞME
Yüzsüzleşmek işi.
İÇBÜKEY
Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan, obruk, mukaar, konkav.
UTANMAZ
Utanması olmayan, sıkılmaz, yüzsüz, arsız.
YÜZSÜZLEŞMEK
Yüzsüz duruma gelmek, yüzsüz olmak.