Kelimeler arşivi içinde; başında "üzücü" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. üzücü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu üzücü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üzücü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜZÜCÜ
ÜZÜCÜ
Üzüntü veren, acıklı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜZÜCÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
UZGEÇ
Yüzücü, iyi yüzen.
PANKREOZİMİN
Kolesitokinin. İnce bağırsak çeperinden salgılanan, safra kesesini ve safra yollarını doğrudan etkileyerek büzücü etki gösteren bir enzim, kolesistokinin.
YÜZÜCÜLÜK
Yüzücü olma durumu.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
CEHENNEMİ
Cehennemle ilgili. Üzücü, yakıcı, cehennem gibi.
KONSTRİKTOR
Büzücü, sıkıcı.
SÜZEGEN
Sık sık işeyen. Süzücü; sık sık işeyen kimse.
GARAMA
Kara olay, üzücü olay.
KLONİDİN
Yüksek konsantrasyonlarda alfa adrenerjik almaçları uyararak damar büzücü etkisi de olan ve başlangıçta bu amaçla çıkarılan imidazolin türevi antihipertansif bir ilaç.
SFİNKTER
Büzen, daraltan, büzücü.
GILILIM
Herhangi bir üzücü olay karşısında insanların topluca bağırıp çığlık atması sonucu ortaya çıkan uğultu.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
MÜESSİF
Üzücü, üzüntü veren. Hoşa gitmeyen, kötü (olay, durum).
YÜZEK
Yüzücü. Arsız, utanmaz. Yüzme. Şımarık, utanmaz, yüzsüz.
KARİDES
Denizlerde veya tatlı sularda yaşayan, yüzücü, orta büyüklükte kabuklu, eti yenir bir deniz hayvanı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
FENA
İyi nitelikte olmayan, kötü. Ölümlülük. Çok. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse). Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici. Üzücü.
SABIR
Acı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç. Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme.
ÜZER
Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
MARTI
Martıgillerden, çoğu beyaz renkte, eti yenmez, yüzücü, perde ayaklı deniz kuşlarının ortak adı (Larus).