ÜRGÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ürgü" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ürgü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ürgü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ürgü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ÜRGÜLENMEK

9 harfli kelimeler

ÜRGÜLEMEK

8 harfli kelimeler

ÜRGÜNLÜK, ÜRGÜRMEK

5 harfli kelimeler

ÜRGÜN, ÜRGÜP, ÜRGÜT

4 harfli kelimeler

ÜRGÜ

Bazı kelimelerin anlamları

ÜRGÜ

Ölçü, hesap: Yapılan masraf ürgüye sığmıyor.

ÜRGÜLEMEK

Yavaşça sallamak. Savsaklamak, askıda bırakmak.

ÜRGÜP

Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri.

ÜRGÜNLÜK

Şişkinlik.

ÜRGÜN

Şişkin, dolu.

ÜRGÜRMEK

Hamur mayalamak.

ÜRGÜLENMEK

Yavaş yavaş sallanmak (insan, ekin için).

ÜRGÜT

Yoğurt mayası. Bir şeyden son parça: Ürgütü kalmamış. Örnek.

  -   -   -  

Anlamında ÜRGÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜRGÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İSPANYOLET

Pencere kanatlarını kapadıktan sonra sürgülemeye yarayan ve ortasında her iki yana işleyen tutacak yeri bulunan uzun demir sürgü.

NEFYETMEK

Sürgüne göndermek. Olumsuz kılmak.

PATATES

Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.

NEFYEDİLMEK

Sürgüne gönderilmek, sürülmek. Olumsuz kılınmak.

BIYIK

Üst dudak üzerinde çıkan kıllar. Asma vb. bitkilerde, sarılıp tutunmaya yarayan sürgün. Balıklarda deri uzantısı.

BUDAK

Ağacın dal olacak sürgünü. Dalın gövde içindeki başlangıç yeri olan ve tahtalarda görülen yuvarlak koyuca renkte sert bölüm.

NEFİY

Sürme, sürgüne gönderme. Olumsuz kılma. Olumsuzluk. Yadsıma.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

DAYAK

Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.

İHRAM

Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.

FİLİZCİK

Küçük sürgün.

KUŞKONMAZ

Zambakgillerden, uç dalları yapraksı görünüşte, toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki (Asparagus officinalis). Aynı familyadan, saksılarda yetiştirilen, uzun saplı, ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi (Asparagus plumosus).

MAYMUNCUK

Küçük maymun. Ergin evrede bağ üzümlerinin yaprak ve sürgünlerini, kurtçuk evresinde kökleri kemiren, parlak siyah kın kanatlı böcek (Otiorrhyncus peregrinus). Her kilidi açmaya yarayan, demirden, eğri ve sivri araç.

MENFA

Bir kimsenin sürgüne gönderildiği yer, sürgün yeri. Sürgün olma durumu.

KAPAMAÇ

Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek.

KAMP

Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri. Belli bir düşünce çevresinde birleşen topluluk. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer. Kurum ve kuruluşlarda çalışanların dinlenmek, eğlenmek için gittikleri konaklama yeri. Bu yerde konaklama.

FİLİZ

Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği.

DAYAKLAMAK

Yıkılmaması için bir şeye destek koymak. Kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek.

İSHAL

Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.