Sonu ÜLBENT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ülbent" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ülbent ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ülbent olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ülbent olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

HOŞDÜLBENT

7 harfli kelimeler

TÜLBENT, CÜLBENT, DÜLBENT

6 harfli kelimeler

ÜLBENT

Bazı kelimelerin anlamları

ÜLBENT

Peçe, tülbent.

DÜLBENT

Tülbent, baş örtüsü.

HOŞDÜLBENT

Ardahan kenti, Göle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

TÜLBENT

İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. Bu bezden yapılmış başörtüsü.

CÜLBENT

Yabani bezelye, burçak.

  -   -   -  

Anlamında ÜLBENT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLBENT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TÜLBENTÇİLİK

Tülbentçinin işi.

ARAÇKIN

Başa sarılan tülbent örtü.

CIĞCIĞ

Güneşin dikey gelen ışınları hakkında kullanılır: Bayram yerinde cığcığ güneşin altında beynim kaynadı. Parlak. Boğaza sarılan tülbent. Çene bağı. Tavuk sesi.

BASMACI

Basma yapan ya da satan kimse. Bohça ile köylerde eşya satan kadın, bohçacı. Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse.

ALVALA

İnce ipekten dokunmuş kırmızı tülbent, gelin baş örtüsü. Gelincik, tarla gülü. Yanar döner çok renkli maytap. Bembeyaz: Ağaçlar alvala çiçek açmış. Kırmızı, akik: Alvala gibi kızarmış.

MERMERŞAHİ

Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş.

LAPA

Nişastalı tanelerin, su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu. Keten tohumu vb. bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen, sıcak olarak tülbent içinde vücuda dıştan uygulanan ilaç.

KIVRAK

Canlı, hareketli, atik. İnce tülbent ya da ipekli başörtüsü. Güzel, şık, yakışıklı. Aceleci. Akıcı, işlek. Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi.

TÜLBENTÇİ

Tülbent satan kimse.

BAŞAĞI

Baştan çıkmış, söz, nasihat dinlemeyen, terbiyesiz (çocuk): Çocuğu azarlaya, tekdir ede, terbiyesini bilemediler. Başağı ettiler. Hayvanın başına takılan ip, yular. Ak tülbentten yapılan başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars).

BECEK

Tülbent. Köşe, bucak, uç, açı. Böcek. Tül. Sivas ilinde, İmranlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BÜRÜK

Çarşaf, baş örtüsü. Duvak. Ova ve dere kıyılarındaki çalı ve diken topluluğu. Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Atkı. Örtü, peçe. Hamam havlusu. Orman. Gövdesini sarmaşık sarmış ağaç. Üstü açık, çevresi çalılarla çevrilmiş ağıl. Asma yaprağı. İbrik. Düğünde geline giydirilen elbise. Tülbent, baş örtüsü. Ağaçları bürüyen yabani diken.

ORGANZE

İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

SORMUK

Çocuk emziği. Tülbent içine lokum, şeker konularak küçük çocuklara verilen emzik biçiminde nesne.

BAŞALACAK

Kadınların başlarına örttükleri tülbent.

YEMENİ

Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. Bir tür hafif ve kaba ayakkabı.

BEZİRGANBAŞI

Bir çocuk oyunu. Padişahın kullanacağı çuha, bez, tülbent ve benzerleri eşyaları sağlamak ve bunları korumakla görevli kimse. Padişahın kullanacağı çuha, bez, tülbent ve benzerleri eşyaları sağlamak ve bunları korumakla görevli kişi.

SARIKÇI

Sarık için gerekli tülbent, abani vb. kumaşları satan kimse. Çeşitli biçimlerde sarık saran kimse.

BAYAZ

Bazı, bazen. Beyaz, ak. Tülbent, başörtü. Beyaz. Beyaz, bk. bâyaz.

SARIK

Sarılarak meydana getirilen başlık. Kavuk, fes gibi bazı başlıkların üzerine sarılan tülbent, şal vb.