Kelimeler arşivi içinde; sonunda "özü" olan, toplam 147 adet kelime bulunmaktadır. Sonu özü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında özü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde özü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARGINKIZIKÖZÜ, YUKARIBADEMÖZÜ, YUKARIÇOBANÖZÜ, YUKARIPELİTÖZÜ
AŞAĞIBADEMÖZÜ, AŞAĞIÇOBANÖZÜ, ŞEREFLİGÖKÖZÜ
YUKARIÇAMÖZÜ
AŞAĞIÇAMÖZÜ, DEĞİRMENÖZÜ
KARTALGÖZÜ, ATALARSÖZÜ, BÜLBÜLGÖZÜ, DOKTORGÖZÜ, İBRAHİMÖZÜ, KAMIŞLIÖZÜ, SİNNENBÖZÜ, ULULARSÖZÜ, YAYLALIÖZÜ
BALIKGÖZÜ, HOROZGÖZÜ, KOYUNGÖZÜ, MANDAGÖZÜ, SIĞIRGÖZÜ, TURNAGÖZÜ, BOSTANÖZÜ, BÜLÜÇGÖZÜ, CİLVEGÖZÜ, ÇAKMAKÖZÜ, ÇARDAKÖZÜ, ÇELTİKÖZÜ, DURNAGÖZÜ, DUVARGÖZÜ, FISTIKÖZÜ, HARMANÖZÜ, KARACAÖZÜ, KÖPRÜGÖZÜ, KURTLUÖZÜ, PINARGÖZÜ, SALKIMÖZÜ, SANDIKÖZÜ, SUYUNGÖZÜ, SUYUNKÖZÜ, TUZLAGÖZÜ
ALTINÖZÜ, DEMİRÖZÜ, DEVEGÖZÜ, HAMAMÖZÜ, KEDİGÖZÜ, MECİTÖZÜ, ÖKÜZGÖZÜ, ŞABANÖZÜ, AMBARÖZÜ, AVŞARÖZÜ, BADEMÖZÜ, BAHARÖZÜ, BAYIRÖZÜ, BELENÖZÜ, BOĞAZÖZÜ, ÇAKIRÖZÜ, ÇALTIÖZÜ, ÇATALÖZÜ, ÇERİKÖZÜ, ÇİÇEKÖZÜ, ÇOBANÖZÜ, DANAGÖZÜ, DEREGÖZÜ, DEVEYÖZÜ, DİKENÖZÜ, DOĞANÖZÜ, GECEGÖZÜ, GELİNÖZÜ, GERENÖZÜ, GULATÖZÜ, Devamını Oku »»
ATASÖZÜ, EKİNÖZÜ, KUŞGÖZÜ, AĞILÖZÜ, AHURÖZÜ, ALANÖZÜ, ALIÇÖZÜ, ARPAÖZÜ, ÇALIÖZÜ, DARIÖZÜ, DEREÖZÜ, EYÜPÖZÜ, GÜNGÖZÜ, HERKÖZÜ, IŞIKÖZÜ, İNALÖZÜ, KADIÖZÜ, KARAÖZÜ, KENDÖZÜ, KIŞGÖZÜ, KOCAÖZÜ, MUSAÖZÜ, OLUKÖZÜ, OPANÖZÜ, RENKÖZÜ, TAVAÖZÜ, TÜRKÖZÜ, ÜZÜMÖZÜ, YERGÖZÜ, YURTÖZÜ
ALİÖZÜ, BAĞÖZÜ, BALÖZÜ, BEYÖZÜ, CİZÖZÜ, ÇAMÖZÜ, DİKÖZÜ, DUTÖZÜ, ERGÖZÜ, GÜLÖZÜ, HANÖZÜ, KİLÖZÜ, SUGÖZÜ, SÜTÖZÜ, TUZÖZÜ
İNÖZÜ, İYÖZÜ
PÖZÜ
ÖZÜ
ÖZÜ
Sulak, verimli yer, otlak. Sevinç, şenlik. Arkadaş. Cana yakın kişi. Tanılan bir kimsenin adı yerine kullanılır. Kendi. Duru, katıksız olan.
İBRAHİMÖZÜ
Bolu kenti, Göynük belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KARGINKIZIKÖZÜ
Kırşehir ilinde, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
AŞAĞIBADEMÖZÜ
Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YUKARIÇOBANÖZÜ
Kastamonu ilinde, İğdir bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIBADEMÖZÜ
Erzurum ilinde, Horasan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIPELİTÖZÜ
Çankırı ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BÜLBÜLGÖZÜ
Yazma kenarına işlenen bir oya. (Yalvaç Isparta).
ŞEREFLİGÖKÖZÜ
Ankara şehrinde, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARTALGÖZÜ
Gözlem amacıyla kullanılan insansız uçak. Tenis, voleybol vb. oyunlarda topun oyun alanı içinde kalıp kalmadığını uzaktan çekimle belirleyen kamera.
DOKTORGÖZÜ
Yazma kenarına yapılan bir oya türü. (Yalvaç Isparta).
YUKARIÇAMÖZÜ
Sivas ilinde, Bulucan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DEĞİRMENÖZÜ
Antalya şehrinde, Beşkonak bucağına bağlı bir bölge. Bolu ili, Göynük ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehrinde, Daday ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kırşehir kenti, Kaman ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Van ili, Timar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIÇAMÖZÜ
Sivas şehri, Bulucan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ATALARSÖZÜ
Ataların uzun denemelerine dayanan yargılarını öğüt olarak kurallaştıran özsöz.
AŞAĞIÇOBANÖZÜ
Kastamonu şehrinde, İğdir nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALİMALLAH
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
AKTİNYUMLU
Özünde aktinyum bulunduran.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
ALÜMİN
Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit (Al2O3).
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
ALARGA
Açık deniz, engin. "Açıktan geç, yaklaşma" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Uzaktan, açıktan.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ALLEM
"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.