Kelimeler arşivinde; içinde "özü" olan, toplam 293 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu özü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇÖZÜMSÜZLEŞTİRMEK
ÇÖZÜMSÜZLEŞTİRME
ÇÖZÜMLENEBİLMEK, ÇÖZÜMLENİVERMEK, ÇÖZÜMLEYEBİLMEK, ÇÖZÜMLEYİVERMEK, ÇÖZÜNDÜREBİLMEK
ÇÖZÜMLEYİCİLİK, ÇÖZÜMLENEBİLME, ÇÖZÜMLENİVERME, ÇÖZÜMLEYEBİLME, ÇÖZÜMLEYİVERME, ÇÖZÜMSÜZLEŞMEK, ÇÖZÜNDÜREBİLME, KARGINKIZIKÖZÜ, ÖZÜMLEYEBİLMEK, YUKARIBADEMÖZÜ, YUKARIÇOBANÖZÜ, YUKARIPELİTÖZÜ
AŞAĞIBADEMÖZÜ, AŞAĞIÇOBANÖZÜ, ÇÖZÜMSÜZLEŞME, ÇÖZÜNDÜRÜLMEK, ÖZÜMLEYEBİLME, ŞEREFLİGÖKÖZÜ
ÇÖZÜLEBİLMEK, ÇÖZÜLÜVERMEK, ÇÖZÜNDÜRÜLME, ÇÖZÜNEBİLMEK, GÖZÜKEBİLMEK, ÖZEÇÖZÜMLEME, SÖZÜNÜBİLMEZ, YUKARIÇAMÖZÜ
ÇÖZÜMLEMELİ, ÇÖZÜMLENMEK, ÇÖZÜMLEYİCİ, ÇÖZÜMSÜZLÜK, ÇÖZÜNDÜRMEK, AŞAĞIÇAMÖZÜ, ÇÖZÜLEBİLME, ÇÖZÜLÜVERME, ÇÖZÜMLEMECİ, ÇÖZÜNEBİLME, ÇÖZÜŞTÜRMEK, DEĞİRMENÖZÜ, DÜĞÜMÇÖZÜCÜ, GÖZÜKEBİLME, GÖZÜKIZILLI, GÖZÜKÜÇÜKLÜ, ISILÇÖZÜŞÜM, KENDÖZÜNDEN, ÖZÜŞERLEŞİM, SÖZÜNGELİMİ, SÖZÜNGELİŞİ, ÜŞERÇÖZÜŞÜM
ÇÖZÜMLEMEK, ÖZÜMLENMEK, ÖZÜMSENMEK, KARTALGÖZÜ, ATALARSÖZÜ, BÜLBÜLGÖZÜ, ÇÖZÜLKESİM, ÇÖZÜMCÜLÜK, ÇÖZÜMLENİŞ, ÇÖZÜMLENME, ÇÖZÜMLEYİŞ, ÇÖZÜNDÜRME, ÇÖZÜNÜRLÜK, ÇÖZÜŞTÜRME, ÇÖZÜVERMEK, DOKTORGÖZÜ, GÖZÜMKALDI, İBRAHİMÖZÜ, KAMIŞLIÖZÜ, ÖZÜMSETMEK, ÖZÜRLENMEK, ÖZÜRPARMAK, ÖZÜRSÜZLÜK, SİNNENBÖZÜ, ULULARSÖZÜ, YAYLALIÖZÜ
BALIKGÖZÜ, ÇÖZÜCÜLÜK, HOROZGÖZÜ, KOYUNGÖZÜ, MANDAGÖZÜ, ÖZÜMLEMEK, ÖZÜMLENME, ÖZÜMSEMEK, ÖZÜMSENME, SIĞIRGÖZÜ, TURNAGÖZÜ, BOSTANÖZÜ, BÜLÜÇGÖZÜ, CİLVEGÖZÜ, ÇAKMAKÖZÜ, ÇARDAKÖZÜ, ÇELTİKÖZÜ, ÇÖZÜMLEME, ÇÖZÜVERME, DURNAGÖZÜ, DUVARGÖZÜ, FISTIKÖZÜ, GÖZÜBÜYÜK, GÖZÜKÜÇÜK, HARMANÖZÜ, KARACAÖZÜ, KÖPRÜGÖZÜ, KURTLUÖZÜ, ÖZÜMSETME, ÖZÜNCÜLÜK, Devamını Oku »»
ALTINÖZÜ, ÇÖZÜLMEK, ÇÖZÜMSEL, ÇÖZÜMSÜZ, ÇÖZÜNMEK, ÇÖZÜŞMEK, DEMİRÖZÜ, DEVEGÖZÜ, GÖZÜKMEK, HAMAMÖZÜ, KEDİGÖZÜ, MECİTÖZÜ, ÖKÜZGÖZÜ, ÖZÜMLEME, ÖZÜMSEME, ŞABANÖZÜ, AMBARÖZÜ, AVŞARÖZÜ, BADEMÖZÜ, BAHARÖZÜ, BAYIRÖZÜ, BELENÖZÜ, BOĞAZÖZÜ, ÇAKIRÖZÜ, ÇALTIÖZÜ, ÇATALÖZÜ, ÇERİKÖZÜ, ÇİÇEKÖZÜ, ÇOBANÖZÜ, ÇÖZÜMLEÇ, Devamını Oku »»
ATASÖZÜ, ÇÖZÜLME, ÇÖZÜLÜM, ÇÖZÜLÜŞ, ÇÖZÜNME, ÇÖZÜNTÜ, ÇÖZÜŞME, EKİNÖZÜ, GÖZÜKME, KUŞGÖZÜ, ÖZÜRSÜZ, AĞILÖZÜ, AHURÖZÜ, ALANÖZÜ, ALIÇÖZÜ, ARPAÖZÜ, ÇALIÖZÜ, ÇÖZÜMCÜ, ÇÖZÜNEN, ÇÖZÜNÜK, ÇÖZÜNÜR, ÇÖZÜŞÜK, ÇÖZÜŞÜM, DARIÖZÜ, DEREÖZÜ, EYÜPÖZÜ, GÖZÜBOZ, GÖZÜĞEN, GÖZÜMEK, GÖZÜNGE, Devamını Oku »»
ÇÖZÜCÜ, ÖZÜNLÜ, ÖZÜRLÜ, ALİÖZÜ, BAĞÖZÜ, BALÖZÜ, BEYÖZÜ, CİZÖZÜ, ÇAMÖZÜ, DİKÖZÜ, DUTÖZÜ, ERGÖZÜ, GÜLÖZÜ, HANÖZÜ, KİLÖZÜ, ÖZÜLGE, ÖZÜNCÜ, ÖZÜNÇÜ, ÖZÜPEK, ÖZÜTOK, SUGÖZÜ, SÜTÖZÜ, TUZÖZÜ
ÇÖZÜK, ÇÖZÜM, ÇÖZÜŞ, HÖZÜN, İNÖZÜ, İYÖZÜ, KÖZÜN, ÖZÜAK, TÖZÜM
ÖZÜR, ÖZÜT, ÖZÜK, ÖZÜM, ÖZÜN, ÖZÜS, PÖZÜ
ÖZÜ
ÖZÜ
Sulak, verimli yer, otlak. Sevinç, şenlik. Arkadaş. Cana yakın kişi. Tanılan bir kimsenin adı yerine kullanılır. Kendi. Duru, katıksız olan.
ÇÖZÜMSÜZLEŞMEK
Bir iş, bir konu artık çözülemez duruma gelmek.
ÇÖZÜMLENİVERMEK
Çabucak çözümlenmek.
ÇÖZÜMLENEBİLMEK
Çözümlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇÖZÜMLEYİVERMEK
Çabucak çözümlemek.
ÇÖZÜMLEYİCİLİK
Çözümleyici olma durumu,tahlilcilik, analistlik.
ÇÖZÜMLEYEBİLMEK
Çözümleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇÖZÜMSÜZLEŞTİRMEK
Çözümsüz duruma getirmek.
ÇÖZÜMLEYEBİLME
Çözümleyebilmek işi.
ÇÖZÜMLENEBİLME
Çözümlenebilmek işi.
ÇÖZÜMLEYİVERME
Çözümleyivermek işi.
ÇÖZÜMLENİVERME
Çözümlenivermek işi.
ÇÖZÜMSÜZLEŞTİRME
Çözümsüzleştirmek işi.
ÇÖZÜNDÜREBİLMEK
Çözündürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARGINKIZIKÖZÜ
Kırşehir ilinde, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇÖZÜNDÜREBİLME
Çözündürebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALLEM
"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.
ALARGA
Açık deniz, engin. "Açıktan geç, yaklaşma" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Uzaktan, açıktan.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
ALİMALLAH
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ALÜMİN
Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit (Al2O3).
AKTİNYUMLU
Özünde aktinyum bulunduran.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.