Kelimeler arşivi içinde; başında "öve" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. öve ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öve ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öve olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖVEYİKBUĞDAYI
ÖVENDİRELİK
ÖVEÇELEMEK, ÖVELLENMEK
ÖVEBİLMEK, ÖVETLEMEK, ÖVELENMEK
ÖVEBİLME, ÖVEYKKIR, ÖVENDİRE, ÖVENDERE, ÖVELEMEK, ÖVELEMEÇ
ÖVELEME, ÖVEYANA, ÖVELMEK, ÖVERSEK, ÖVEÇLER, ÖVERMEK, ÖVERLER, ÖVENLER, ÖVERGEN
ÖVELEK, ÖVECEK, ÖVEYİK, ÖVECİK, ÖVERCE, ÖVENEK, ÖVEÇLİ
ÖVEDİ, ÖVEKE, ÖVEYŞ, ÖVEZE, ÖVEZİ
ÖVER, ÖVEÇ, ÖVET, ÖVEN, ÖVEK, ÖVEZ
ÖVE
ÖVE
Üvey.
ÖVELLENMEK
Donacak kadar üşümek. Soğuktan tüyler diken diken olmak.
ÖVEYKKIR
Kır renk.
ÖVELEMEÇ
Unla et suyundan yapılan çorba.
ÖVELEME
Ekmek kırıntılarından yapılan çorba.
ÖVEBİLME
Övebilmek işi.
ÖVELEMEK
İki parçayı avucun içinde birbirine sürte sürte ovmak: Çamaşırın kirli yerlerini iyice övele. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek. Hamuru topak yapmak için yuvarlamak. Hamuru özleştirmek için iyice yoğurmak. Karnı elle ovmak. Suçluyu cezalandırmak. Ufalamak, parçalamak. Sözleri anlaşılmaz biçimde söylemek, gevelemek. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların üreme organları bölgesindeki kılları kesmek. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, tanelemek.
ÖVENDİRELİK
Üvendire yapmaya yarayan ağaç dalı.
ÖVEÇELEMEK
Dağılan ateşi toplamak.
ÖVEYANA
Isırdığı zaman çok acıtan, ince, karıncaya benzeyen bir böcek.
ÖVEYİKBUĞDAYI
Açık sarı renkli, iri taneli, sert bir çeşit buğday.
ÖVENDERE
Hayvan dürtmeye yarayan ucu bizli değnek, üvendire. Üvendire. Çift sürülürken sabanın ökçe kısmında biriken çamurları temizlemek üzere bir ucunda üçgen biçiminde küçük demir plaka; diğer ucunda çift hayvanlarını nodullamak için çivi bulunan deynek.
ÖVEBİLMEK
Övme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖVENDİRE
Hayvan dürtmeye yarayan ucu bizli değnek, üvendire.
ÖVELENMEK
Can sıkıntısı ve üzüntüden el ovuşturmak. Elle parçalanmak, ezilmek, ufaltılmak. Dövülmek.
ÖVETLEMEK
Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek. İvmek. Akıl vermek. Yüreklendirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENBENCİ
Kendini çok öven, hep kendinden söz eden, kibirli, gururlu.
GÖVERİŞ
Göverme işi.
BİÇERDÖVER
Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.
KOÇAKLAMA
Halk edebiyatında biçimi ne olursa olsun, konusu yiğitlik, savaş, kahramanlık olan veya bir kahramanı öven, kahramanlık duygularını canlandıran şiir, yiğitleme.
SEBZE
Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.
MÜNACAT
Yakarış. Divan edebiyatında Tanrı'yı öven şiir türü veya şiirin bir bölümü.
ÖNCELEMEK
Bir şeyi önceden yapmak, geri bırakmamak, öne almak, takdim etmek. Tanıtmak, yönlendirmek amacıyla överek öne çıkarmak, lanse etmek.
MEDDAH
Taklitler yaparak, hoş hikâyeler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı. Öven, aşırı övgüde bulunan kimse.
ŞARLATAN
Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse. Bilir geçinen kimse.
YÜKSÜK
Dikiş dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde gereç. Köklerin ucunda bulunan ve kökün üretken dokusunu korumaya yarayan oluşum, kalensöve.
AHALEK
Döveni boyunduruğa tutturan, iki başı delik odun.
AGDIRMA
Kağnı, araba, saban, döven ve benzerleri gibi rençber takımlarını koymak için yapılan üstü örtülü yer, sundurma.
GÖVERME
Gövermek işi.
BENCİK
Kendini beğenmiş, kendini öven, gururlu, kibirli, şımarık. Şımarık, fazla yüz bulmuş (çocuk hakkında). Hareketleriyle etrafı sıkan kimse. Bencil. Muğla şehrinde, Yatağan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
DÖVMECİ
Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi. Vücuda dövme yapan kimse.
SÖVGÜCÜ
Söven, küfreden, sövücü.
ÖVGÜCÜ
Birini veya bir şeyi öven kimse, övücü. Birini gereği yokken veya aşırı olarak öven kimse.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
ŞAKŞAKÇI
Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.
ATAZLAMAK
Cildi, döverek kızartmak: Bahçeme giren çocukları yakaladıkça atazlıyorum. Asitli otlar cildi kızartmak: Bak ısırgan elimi atazladı.