Kelimeler arşivi içinde; başında "öv" olan, toplam 119 adet kelime bulunmaktadır. öv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖVEYİKBUĞDAYI
ÖVENDİRELİK, ÖVÜLEBİLMEK, ÖVÜNEBİLMEK, ÖVÜNEDURMAK
ÖVEÇELEMEK, ÖVELLENMEK, ÖVKELENMEK, ÖVÜNEBİLME, ÖVÜNEDURMA, ÖVÜNGENLİK, ÖVÜRTLEMEK, ÖVÜŞTÜRMEK
ÖVCELEMEK, ÖVCÜLEMEK, ÖVEBİLMEK, ÖVELENMEK, ÖVETLEMEK, ÖVGÜCÜLÜK, ÖVŞELEMEK, ÖVÜKLEMEK, ÖVÜNDÜLER, ÖVÜRSEMEK, ÖVÜŞLEMEK
ÖVDÜRMEK, ÖVEBİLME, ÖVELEMEÇ, ÖVELEMEK, ÖVENDERE, ÖVENDİRE, ÖVEYKKIR, ÖVGÜNMEK, ÖVKÜNMEK, ÖVLENMEK, ÖVSEMEYH, ÖVSENMEK, ÖVÜCÜLÜK
ÖVDÜRME, ÖVEÇLER, ÖVELEME, ÖVELMEK, ÖVENLER, ÖVERGEN, ÖVERLER, ÖVERMEK, ÖVERSEK, ÖVEYANA, ÖVKENLİ, ÖVLEYİN, ÖVMELİK, ÖVRENDE, ÖVSEMEK, ÖVÜLMEK, ÖVÜNCÜK, ÖVÜNÇLE, ÖVÜNDÜK, ÖVÜNGEÇ, ÖVÜNGEN, ÖVÜNMEK, ÖVÜNSÜZ, ÖVÜRLÜK, ÖVÜSGER
ÖVECEK, ÖVECİK, ÖVEÇLİ, ÖVELEK, ÖVENEK, ÖVERCE, ÖVEYİK, ÖVGÜCÜ, ÖVGÜLÜ, ÖVSEVİ, ÖVÜGEN, ÖVÜLME, ÖVÜLÜŞ, ÖVÜNAL, ÖVÜNCE, ÖVÜNDÜ, ÖVÜNEK, ÖVÜNME, ÖVÜNTÜ
ÖVBET, ÖVCÜL, ÖVDÜL, ÖVEDİ, ÖVEKE, ÖVEYŞ, ÖVEZE, ÖVEZİ, ÖVGÜL, ÖVGÜN, ÖVKEN, ÖVLEN, ÖVMEÇ, ÖVMEK, ÖVREK, ÖVÜCÜ, ÖVÜNÇ, ÖVÜNE
ÖVEÇ, ÖVEK, ÖVEN, ÖVER, ÖVET, ÖVEZ, ÖVGE, ÖVGÜ, ÖVİN, ÖVLA, ÖVLE, ÖVME, ÖVÜÇ, ÖVÜL, ÖVÜN, ÖVÜR, ÖVÜŞ, ÖVÜT
ÖVE
ÖV
ÖV
Ev. Ön.
ÖVÜRTLEMEK
Ayırmak, ayıklamak, seçmek, temizlemek.
ÖVÜNEBİLME
Övünebilmek işi.
ÖVÜNEDURMAK
Sürekli övünmek.
ÖVKELENMEK
Öfkelenmek, duygulanmak, içlenmek: Ağlıysın övkeleniysin.
ÖVEÇELEMEK
Dağılan ateşi toplamak.
ÖVELLENMEK
Donacak kadar üşümek. Soğuktan tüyler diken diken olmak.
ÖVENDİRELİK
Üvendire yapmaya yarayan ağaç dalı.
ÖVÜLEBİLMEK
Övülme imkânı veya olasılığı bulunmak. Övülmeye değer olmak.
ÖVÜŞTÜRMEK
Sıvımsı birkaç nesneyi birbirine karıştırmak.
ÖVCÜLEMEK
Bir şeyi avuçta sıkarak ezmek, ovalamak, ufalamak. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek.
ÖVEYİKBUĞDAYI
Açık sarı renkli, iri taneli, sert bir çeşit buğday.
ÖVÜNGENLİK
Çok övünme durumu.
ÖVÜNEBİLMEK
Övünme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖVCELEMEK
Bir şeyi avuçta sıkarak ezmek, ovalamak, ufalamak. Bir işi baştan savma yapmak. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek.
ÖVÜNEDURMA
Övünedurmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAZA
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AĞITLAMA
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
BALYOZLANMAK
Balyoz ile dövülmek.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
BAOBAP
Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).
BALYOZLAMAK
Balyozla vurmak, balyozla dövmek.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
BARON
Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
ASELBENT
Hekimlikte ve koku yapımında kullanılan aselbent ağacından gövdesi çizilerek elde edilen bir reçine türü.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
BALLANDIRMAK
İmrendirecek bir biçimde övmek.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
BAKIR
Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.
ANATOMİ
İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.