Kelimeler arşivi içinde; sonunda "öz" olan, toplam 258 adet kelime bulunmaktadır. Sonu öz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında öz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde öz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VEZİKÜLOKAVERNÖZ
PSÖDOMEMBRANÖZ
AKANTOSEFALÖZ, SEROMEMBRANÖZ, YUKARIKARAGÖZ, YUKARIKIZILÖZ, ZEMBİLİGÖZGÖZ
ARTERYOVENÖZ, AŞAĞIKARAGÖZ, AŞAĞIKIZILÖZ, BİYOJEOSENÖZ, GRANÜLOMATÖZ, İNSEKTİVÖRÖZ, KARSİNOMATÖZ, KARTİLAJİNÖZ, MASTİGOFORÖZ, SEROFİBRİNÖZ, SEROSANGİNÖZ, TRİŞİNİFERÖZ, YUKARIALAGÖZ
AŞAĞIALAGÖZ, KSANTOMATÖZ, MUKOKUTANÖZ
ADENOMATÖZ, AMFİTRİKÖZ, ENFEKSİYÖZ, ERİTEMATÖZ, FERRUGİNÖZ, HEMİPTERÖZ, İNFEKSİYÖZ, İNTRAVENÖZ, KONTAJİYÖZ, LENFOMATÖZ, LOFOTRİKÖZ, MİKSOMATÖZ, MONOTRİKÖZ, NEFROJENÖZ, PERİTRİKÖZ, PERKUTANÖZ, PERNİSİYÖZ, SAPROFİLÖZ, SARKOMATÖZ, TEPEALAGÖZ, ÜRİNOJENÖZ, VERMİKÜLÖZ
MİTRALYÖZ, AMFİBİYÖZ, AMFOFİLÖZ, BATLANGÖZ, BELDİRGÖZ, BÜYÜKAKÖZ, EGZAMATÖZ, FLAMENTÖZ, GÖRGELGÖZ, HELMİNTÖZ, KABACAGÖZ, KANGRENÖZ, KAVAKLIÖZ, KOKLANGÖZ, KÜÇÜKAKÖZ, LİPOMATÖZ, PEDİKULÖZ, SEROMÜKÖZ, SERÜMİNÖZ, SÖĞÜTLÜÖZ, ŞİZOGENÖZ, VİVİPARÖZ, YENİSÖLÖZ, YONCALIÖZ
YALINGÖZ, ALTINGÖZ, BELERGÖZ, ÇAHIRGÖZ, DERİNGÖZ, DÖNÜKGÖZ, FİBRİNÖZ, GÖKÇEGÖZ, GÜMÜŞGÖZ, GÜZELGÖZ, KAVERNÖZ, KAYIKGÖZ, KIZILGÖZ, KÖPÜRKÖZ, MALARYÖZ, MANDAGÖZ, OVİJERÖZ, PÖNTÜGÖZ, SAKÇAGÖZ, SİVRİGÖZ, TİMPANÖZ, VERMİNÖZ, VERRUKÖZ, VERRÜKÖZ, YAĞLIGÖZ, YEŞİLGÖZ, YUKARIÖZ
AÇIKGÖZ, KARAGÖZ, NEBÜLÖZ, PARAGÖZ, SARIGÖZ, TEPEGÖZ, VİRTÜÖZ, AYNAGÖZ, ALANGÖZ, ALTIGÖZ, ALTINÖZ, ATEŞGÖZ, ATRİKÖZ, BALLIÖZ, CENİKÖZ, CİBİGÖZ, ÇAKIRÖZ, ÇELİKÖZ, ÇÖKÖLÖZ, DALLIÖZ, DANAGÖZ, DELEDÖZ, DEMİRÖZ, DERİNÖZ, DÖRTGÖZ, EĞRİGÖZ, FARAGÖZ, GELENÖZ, GÖKÇEÖZ, GÜZELÖZ, Devamını Oku »»
ARAZÖZ, CİNGÖZ, DANSÖZ, FRİTÖZ, ÖZBEÖZ, ŞANTÖZ, ACARÖZ, ALAGÖZ, ALEGÖZ, ARAGÖZ, ARPAÖZ, BARYÖZ, BERKÖZ, BEŞGÖZ, CAMGÖZ, CİKGÖZ, ÇERGÖZ, DİKGÖZ, DİLGÖZ, DİNÇÖZ, DÖNGÖZ, DURUÖZ, EĞRİÖZ, ELAGÖZ, ERENÖZ, FİBRÖZ, GÖKGÖZ, GÖRGÖZ, GÖZGÖZ, HÖRHÖZ, Devamını Oku »»
AÇGÖZ, KUVÖZ, LİZÖZ, MASÖZ, ACIÖZ, AKKÖZ, ALKÖZ, AŞGÖZ, AYTÖZ, BAŞÖZ, BATÖZ, BÖĞÖZ, ERSÖZ, GÖCÖZ, GÖKÖZ, GÜLÖZ, KİLÖZ, KİMÖZ, KÖRÖZ, MÜKÖZ, NURÖZ, ÖNGÖZ, ÖNSÖZ, ÖZSÖZ, PEKÖZ, PİLÖZ, SELÖZ, SERÖZ, SOYÖZ, SÖLÖZ, Devamını Oku »»
AKÖZ, BÖÖZ, ERÖZ, İÇÖZ
ÇÖZ, GÖZ, SÖZ, KÖZ, TÖZ
ÖZ
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
YUKARIKIZILÖZ
Yozgat şehrinde, Kadışehri ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIKIZILÖZ
Yozgat kenti, Kadışehri ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ZEMBİLİGÖZGÖZ
Simit, kandil simidi, çöreği.
SEROMEMBRANÖZ
Hem seröz hem de zarlı olan.
PSÖDOMEMBRANÖZ
Yalancı zarlı.
GRANÜLOMATÖZ
Granülomlu.
İNSEKTİVÖRÖZ
İnsektlerle beslenen.
BİYOJEOSENÖZ
Organizmaların özel yaşadığı çevre ile ilgilisine göre bir araya gelmesi.
VEZİKÜLOKAVERNÖZ
Hem veziküllü hem de kavernöz olan.
KARTİLAJİNÖZ
Kıkırdaksı.
AŞAĞIKARAGÖZ
Kayseri şehri, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ARTERYOVENÖZ
Bir atardamarla bir toplardamara ait olan, her ikisini birlikte ilgilendiren.
AKANTOSEFALÖZ
Başları dikenli solucanlar şubesindeki türlerin neden olduğu veya başları dikenli solucanlar şubesindeki türlere ait.
KARSİNOMATÖZ
Kanserle ilgili olan. Kanser yapısında, kanser tabiatında.
YUKARIKARAGÖZ
Kayseri şehri, Pınarbaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABU
Şaşma ve korku bildiren bir söz.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
AÇGÖZ
Açgözlü.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).