Sonu ÖLÜ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ölü" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ölü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ölü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ölü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KUYRUĞUÖLÜ

9 harfli kelimeler

AYGIRGÖLÜ, KUYRUĞÖLÜ, ÖRDEKGÖLÜ, DENİZGÖLÜ, GEYİKGÖLÜ, KAMIŞGÖLÜ, KAVAKGÖLÜ, KOYUNGÖLÜ

8 harfli kelimeler

LALEGÖLÜ, EKİNGÖLÜ, ELEKGÖLÜ, ELMAGÖLÜ

7 harfli kelimeler

KUYRÖLÜ, KUMGÖLÜ, BAĞGÖLÜ, SÜTGÖLÜ

6 harfli kelimeler

AVGÖLÜ

4 harfli kelimeler

KÖLÜ, GÖLÜ, ÇÖLÜ, BÖLÜ, TÖLÜ

3 harfli kelimeler

ÖLÜ

Bazı kelimelerin anlamları

ÖLÜ

Hayatı sona ermiş olan, artık yaşamıyor olan, morto, diri karşıtı. Çok durgun, hareketsiz. Etkileme gücü olmayan, canlılığı olmayan. Ölmüş insan, müteveffa, mevta. Hayvan leşi. Gücü az, zayıf.

GEYİKGÖLÜ

Tokat şehrinde, Niksar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KAVAKGÖLÜ

Siirt kenti, Eruh ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ELEKGÖLÜ

Niğde ilinde, Çamardı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DENİZGÖLÜ

Kars ilinde, Kötek bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AYGIRGÖLÜ

Bitlis kenti, Adilcevaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hatay şehri, Yalankoz bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KUYRUĞÖLÜ

Akrep.

KAMIŞGÖLÜ

Bingöl kenti, Adaklı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ELMAGÖLÜ

Adana şehri, Kösreli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KUYRÖLÜ

Akrep.

KOYUNGÖLÜ

Tunceli ili, Ovacık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KUYRUĞUÖLÜ

Akrep.

KUMGÖLÜ

Diyarbakır ilinde, Çatakköprü nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

LALEGÖLÜ

Osmaniye kenti, Toprakkale belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

EKİNGÖLÜ

Sivas şehri, Hafik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ÖRDEKGÖLÜ

Ankara ilinde, Yenimehmetli nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında ÖLÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ALTIPATLAR

Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AĞITÇI

Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

ALVEOL

Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.

AKROMATİK

Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ALIN

Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

ALMANCA

Hint-Avrupa dillerinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

AKCİĞER

Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.