ÖLÇME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ölçme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ölçme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ölçme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ölçme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖLÇME

Ölçmek işi.

ÖLÇMENGÜVELER

Yeri karışlayarak yürüyen tırtılları, türlü tarım ve orman bitkisinde gelişen, türlü renkte, ince vücutlu, geniş kanatlı, ufakça kelebekler familyası.

ÖLÇMEK

En, boy, hacim, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiklerini belirtmek. Aşırı olmamasına dikkat etmek, kontrol etmek.

  -   -   -  

Anlamında ÖLÇME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLÇME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKINTIÖLÇER

Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.

DUYUMÖLÇER

Derinin duyarlığını ölçmeye yarayan alet.

AKIMÖLÇER

Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.

DÜZEÇLEME

Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme, tesviye. Bir yerin değişik noktalardaki yükseltisini, deniz yüzeyi göre belirlemek için yapılmış olan işlemlerin bütünü.

ÇAPKIMAK

Enini boyunu ölçmek, çaplamak.

ANGSTRÖM

Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.

AÇIKLIKÖLÇER

Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.

DERİNLİKÖLÇER

Okyanusun derinliğini ölçmeye yarayan alet, batimetre.

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

ADIMLAMAK

Adımla ölçmek. Bir yerde ileri geri gezinmek.

BİRİM

Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

ANLATTIRMAK

Bir konu üzerinde bilgisini ölçmek, açıklama yaptırmak.

DERECE

Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

ENDAZELEMEK

Endaze ile ölçmek.

ARŞINLAMAK

Arşınla ölçmek. Amaçsız, geniş adımlarla dolaşmak.

ASİTÖLÇER

Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.

AYDINLIKÖLÇER

Birim zamanda bir yüzeyin birim alanına düşen ışık enerjisini ölçmekte kullanılan aygıt, lüksmetre.

AYAKLAMAK

Ayakla ölçmek.

ALKOLÖLÇER

Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz, alkolmetre. İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç, alkolmetre.

ÇAPLAMAK

Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.