Kelimeler arşivinde; içinde "ölçün" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ölçün bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ölçün ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ölçün olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖLÇÜNLEŞTİRİM, ÖLÇÜNLEŞTİRME
ÖLÇÜNLEME
ÖLÇÜNMEK
ÖLÇÜNLÜ, ÖLÇÜNME
ÖLÇÜN
ÖLÇÜN
Standart.
ÖLÇÜNMEK
Bir şeyi uzun uzun düşünüp hesaplamak, teemmül etmek.
ÖLÇÜNME
Ölçünmek durumu.
ÖLÇÜNLÜ
Standart.
ÖLÇÜNLEŞTİRİM
Bir şeyin veya etkinliğin belli kurallar çerçevesinde tek bir yöntem veya biçimde düzenlenmesi.
ÖLÇÜNLEME
Bir gözlem sürecinde elde edilen bilgilerin yinelenebilir ya da güvenilir olmasını sağlamak üzere gözlem aracına uygun bir biçimsellik kazandırma.
ÖLÇÜNLEŞTİRME
Bir testin uygulanması ve puanlanması konusunda değişmez kural ve yöntemlere uyulmasını sağlama işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLÇÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYARLAMAK
Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.
ŞİVESİZ
Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan.
SEÇİKLİK
Bir optik dizgenin oluşturduğu görüntünün seçik olma durumu. Bir televizyon resminin, bu resmi oluşturan satırların sayısıyla gerçekleşen belirginliği, arılığı. (Satır sayısı ne denli çoksa seçiklik de o denli yüksektir. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı bu satır sayısı da sınırlıdır. Genellikle 405, 441 satırlar düşük seçiklik, 525, 625 satırlar orta seçiklik, 819 satır yüksek seçiklik olarak belirlenir. Türkiye, tüm Avrupa ülkelerinin benimsediği CCIR 625 satır ölçününü seçmiştir). Bir söz, deyiş ya da anlatımın anlamca başkalarından kolayca ayırt edilebilir olması.
TAKTİ
Kesme, parçalama. Aruz ölçüsünde bir dizeyi ölçünün parçalarına göre ayırma.
TEKYIKIM
Düşük ölçünlü yerleşim alanlarında, tek tek yapıların ve göreceli olarak küçük yapı öbeklerinin yıkılıp geride kalanlara el sürülmemesini anlatan kentçilik uygulaması.
STANDART
Belli bir tipe göre yapılmış veya ayrılmış, ölçün, ölçünlü, tek biçim. Belirli ölçülere, yasaya, kullanıma uygun olan, ölçün, ölçünlü. Bir işletmede, bir ürünü, bir çalışma yöntemini, üretilecek miktarı, bütçenin para miktarını belirlemek için konulmuş kural. Örnek veya temel olarak alınabilen, ölçün, ölçünlü.
BAZÖLÇÜM
Bir çözeltideki baz niceliğini, ölçün asit çözeltisiyle eşdeğerleyerek belirleme.
YAPILAŞTIRMA
Yapılaştırmak işi. Bilgi sağlama yollarının ölçünlenmesi amacıyla bir soru ya da sınara, bir gözlem ya da ölçme aracına yapısal biçim ve bütünlük kazandırma.
ARITMISIZ
Ölçünleyici işlemlerle arıtılmamış olan.
KENDİNCELİK
Bir ölçek sınarının seçimi, ölçek konum ve ağırlıklarının saptanmasında, öznel ve ölçünsüz yargılara dayanma.
RENKÖLÇÜM
Bir özdekten geçen ya da yansıyan ışığı çözümleyerek o özdeğin özelliklerini inceleme. Derişimi bilinen ve bilinmeyen çözeltilerde ölçün renkte bir ayıraçla oluşturulan renklerin yeğinliklerini karşılaştırarak yapılan çözümleme.
MUMGÜCÜ
Bir ölçünlü mumun ışıma gücü.
ESENLEŞTİRME
Bir yerleşim yerinin tümünü ya da bir bölümünü, işlevlerini gereği gibi yerine getiremez durumdan kurtarmak, özellikle oturabilirlik niteliklerini yitirmiş ve eskimiş konut alanlarını daha üstün işgörü ölçünlerine kavuşturmak.
GÖRÜŞÜ
Ölçünlü yordamlardan yoksun olduğu için güvenilirlik ve geçerlik düzeyi düşük özgür görüşme, bk. yöneltimsiz görüşme.
TEMPO
Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızı. Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz. Ölçünün ayrılmış olduğu zamanlardan her biri, vuruş. Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı.
ASİTÖLÇÜM
Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi.