Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ölme" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ölme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ölme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ölme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖLME
Ölmek durumu, fevt, kabız, uful.
ÇÖLME
Baş ağrıdığı zaman alna bağlanan ince eşarp veya örtü gibi şeyler.
ORTABÖLME
Ordu ili, Akkuş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIĞ
Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.
BÖLMELİ
Bölme ile ayrılmış.
BOĞULMAK
Boğma işine konu olmak. Bunalmak. Kumarda hileli oyun sonunda her şeyini yitirmek. Havasızlıktan ölmek.
BUZLUK
Yiyecek ve içecekleri soğutarak saklamak için kullanılan, buzla soğutulan kap veya dolap. Buzdolabının içinde buz yapan bölme.
BÖLEN
Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı.
DOLAP
Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı. Dönme dolap. İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
BÖLÜCÜ
Bölme işini yapan, bölen. Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık.
BÖLDÜRMEK
Bölme işi yaptırmak.
BÖLÜNEN
Bir bölme işleminde eşit bölümlere ayrılması gereken miktar veya sayı.
CAVLAMAK
Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Ölmek.
BÖLÜŞ
Bölme işi.
ÇATLAMAK
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.
BAZA
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.
BEKA
Kalıcılık, ölmezlik.
BENGİLİK
Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık. Sonsuz ve ölçülmez zaman. Ölmezlik, ebedîlik.
BÖLÜM
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
DOĞRAMA
Doğramak işi. Bir yapının kapı, pencere, dolap, raf vb. ağaç, metal veya plastik bölmeleri.
BUYMAK
Çok üşümek. Soğuktan donarak ölmek.
BÖLMESİZ
Bölme ile ayrılmamış.