Sonu ÖKÜN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ökün" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ökün ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ökün olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ökün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖKÜN

Yemek : Ökün hazırlandı mı?.

SÖKÜN

"Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek" anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer.

LÖKÜN

Kireç, zeytinyağı, pamuk, yumurta akının karıştırılmasından elde edilen, kırık, çatlak çanak, çömlekleri, künkleri birleştirmekte kullanılan macun. Kireç, zeytinyağı ve pamuk karıştırılıp dövülerek yapılan bir macun ki künkleri birbirine tutturmak gibi işlerde kullanılır.

  -   -   -  

Anlamında ÖKÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖKÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞAKLAMAK

Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak.

GRABEN

Çöküntü hendeği.

ENKAZ

Yıkıntı, döküntü, çöküntü.

BUNALIM

Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.

BAMBUL

Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).

DÖKÜNTÜLÜ

Döküntüsü olan. Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık).

BADAS

Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.

ÇİÇEKSİMEK

Çiçek gibi olmak, çiçeklenmek. Kristal durumunda bulunan bir bileşik, kristal suyunu yitirip beyazımsı bir toz durumunu almak. Deride leke, sivilce, çiçek gibi döküntüler belirmek.

DÖKÜNME

Dökünmek işi.

DİPLEMEK

Bitkiyi kökünden sökmek. İçilecek bir şeyi dibine kadar içmek.

CURNATA

Bıldırcın sökünü.

ARAROT

Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un.

AMİT

Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.

GELBERİ

Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.

BOZUNTU

Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü. Şaşkınlığa düşme. Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey.

ÇİRİŞ

Çiriş otunun kökünün öğütülmesiyle yapılmış olan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer, sarı bir toz.

BIÇILGAN

Azmış, yayılmış yara. Hayvanların tırnak kökünde oluşan yara.

DURULANMAK

Yıkanmış şeyler duru sudan geçirilmek. İnsan, yıkandıktan sonra bir daha temiz su dökünmek.

DEPRESYON

Bunalım. Çöküntü.

AZİT

Azothidrik asit HN3 teki hidrojenin yerine bir kökün geçmesi ile türeyen birleşikler.