Kelimeler arşivi içinde; başında "ökün" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. ökün ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ökün ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ökün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖKÜN
Yemek : Ökün hazırlandı mı?.
ÖKÜNÜK
Birinin yaptıklarını, söylediklerini yineleyerek alay eden.
ÖKÜNMEK
Birinin yaptıklarını, söylediklerini yineleyerek alay etmek. Öykü anlatmak. Alay etmek.
ÖKÜNÇ
İntikam, öç, hınç.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖKÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CURNATA
Bıldırcın sökünü.
AZİT
Azothidrik asit HN3 teki hidrojenin yerine bir kökün geçmesi ile türeyen birleşikler.
BOZUNTU
Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü. Şaşkınlığa düşme. Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey.
ÇİÇEKSİMEK
Çiçek gibi olmak, çiçeklenmek. Kristal durumunda bulunan bir bileşik, kristal suyunu yitirip beyazımsı bir toz durumunu almak. Deride leke, sivilce, çiçek gibi döküntüler belirmek.
DEPRESYON
Bunalım. Çöküntü.
DİPLEMEK
Bitkiyi kökünden sökmek. İçilecek bir şeyi dibine kadar içmek.
ARAROT
Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un.
GRABEN
Çöküntü hendeği.
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.
ENKAZ
Yıkıntı, döküntü, çöküntü.
AMİT
Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.
DÖKÜNTÜLÜ
Döküntüsü olan. Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık).
ÇİRİŞ
Çiriş otunun kökünün öğütülmesiyle yapılmış olan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer, sarı bir toz.
BAŞAKLAMAK
Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
DURULANMAK
Yıkanmış şeyler duru sudan geçirilmek. İnsan, yıkandıktan sonra bir daha temiz su dökünmek.
DÖKÜNME
Dökünmek işi.
GELBERİ
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.
BIÇILGAN
Azmış, yayılmış yara. Hayvanların tırnak kökünde oluşan yara.
BAMBUL
Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).