ÖK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ök" olan, toplam 139 adet kelime bulunmaktadır. ök ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ök ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ök olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÖKSÜZOĞLANÇİĞDEMİ

16 harfli kelimeler

ÖKSÜZOĞLANÇİÇEĞİ

15 harfli kelimeler

ÖKSÜZLERSOFRASI, ÖKSÜZSEVİNDİREN

13 harfli kelimeler

ÖKSÜZYAMALIĞI

12 harfli kelimeler

ÖKSÜZÇİĞDEMİ, ÖKSÜZDOYURAN, ÖKSÜZTAKKASI

11 harfli kelimeler

ÖKSÜZPARMAK, ÖKÜZBAKLASI, ÖKÜZDOYURAN, ÖKÜZHELVASI, ÖKÜZSALYASI, ÖKÜZTOMBAYI

10 harfli kelimeler

ÖKARYOTLAR, ÖKÇEDEMİRİ, ÖKSÜZOĞLAN, ÖKSÜZPALAN, ÖKSÜZUŞAĞI, ÖKÜRTÜLMEK, ÖKÜZGÖBEĞİ, ÖKÜZKÜTÜĞÜ, ÖKÜZUYUDAN

9 harfli kelimeler

ÖKATROPİN, ÖKÇELEMEK, ÖKELENMEK, ÖKROMATİN, ÖKSELEMEK, ÖKSÜRTMEK, ÖKSÜRÜKLÜ, ÖKSÜZDERE, ÖKSÜZİĞNE, ÖKÜLENMEK, ÖKÜZBURNU, ÖKÜZEMEĞİ, ÖKÜZSEMEK, ÖKÜZUYUMU, ÖKÜZÜNÜĞÜ

8 harfli kelimeler

ÖKÇEÇENE, ÖKELEKLİ, ÖKSELEME, ÖKSELMEK, ÖKSÜRMEK, ÖKSÜRTME, ÖKSÜZALİ, ÖKSÜZDİL, ÖKSÜZLER, ÖKSÜZLÜK, ÖKÜZDİLİ, ÖKÜZGÖTÜ, ÖKÜZGÖZÜ, ÖKÜZKÖTÜ, ÖKÜZTÜYÜ

7 harfli kelimeler

ÖKARYOT, ÖKÇELİK, ÖKÇESİZ, ÖKENCEK, ÖKENMEK, ÖKLEMEK, ÖKMENER, ÖKÖNCÜK, ÖKSELEK, ÖKSEMEK, ÖKSEOTU, ÖKSİMEK, ÖKSÜMEK, ÖKSÜRME, ÖKSÜRÜÇ, ÖKSÜRÜK, ÖKSÜRÜŞ, ÖKSÜZCE, ÖKSÜZÇE, ÖKSÜZLE, ÖKSÜZLÜ, ÖKTEMER, ÖKTENER, ÖKÜNMEK, ÖKÜRMEK, ÖKÜZLÜK

6 harfli kelimeler

ÖKCELİ, ÖKCÜLÜ, ÖKÇELİ, ÖKELİK, ÖKKEZE, ÖKSEĞE, ÖKSEĞİ, ÖKSEKİ, ÖKSEME, ÖKSEVE, ÖKSEVİ, ÖKSÖĞÜ, ÖKSÖVİ, ÖKSÜĞÜ, ÖKŞOHA, ÖKTÜRK, ÖKUNDİ, ÖKÜNÜK, ÖKÜZLÜ

5 harfli kelimeler

ÖKCÜL, ÖKÇÜL, ÖKEER, ÖKEZE, ÖKĞEL, ÖKKEŞ, ÖKLÜK, ÖKMEK, ÖKMEN, ÖKÖTÜ, ÖKREN, ÖKSEK, ÖKSİZ, ÖKSÜN, ÖKSÜT, ÖKSÜZ, ÖKTEM, ÖKTEN, ÖKÜNÇ, ÖKÜRE, ÖKÜŞA

4 harfli kelimeler

ÖKBE, ÖKÇE, ÖKEÇ, ÖKEN, ÖKER, ÖKİZ, ÖKLÜ, ÖKÖK, ÖKPE, ÖKRE, ÖKSE, ÖKSİ, ÖKSÜ, ÖKTE, ÖKÜN, ÖKÜZ

3 harfli kelimeler

ÖKE, ÖKŞ, ÖKÜ

2 harfli kelimeler

ÖK

Bazı kelimelerin anlamları

ÖK

Anne. Anne ve baba. Deve çağırma ünlemi. Ek. Göğüs. Çayırda otlayan hayvanı ayaklarından bağlamaya yarayan ip. Acı ünlemi, of. Yeni yürümeye başlayan çocukları sakıncalı, korkulu şeylerden uzaklaştırmak için "cız" anlamında kullanılır. Akıl. Akciğer. İp, urgan. Anasız çocuk, öksüz. Akıl, hatır, zekâ, zihin.

ÖKSÜZOĞLANÇİÇEĞİ

Çorap boğazbağı gibi elörgülerinde görülen bir motif. (Yenikent Aksaray Niğde).

ÖKSÜZTAKKASI

Lapa lapa yağan kar.

ÖKÜZTOMBAYI

Arabaya, yüke koşulan manda.

ÖKÜZSALYASI

Pekmezin yoğunluğu, koyuluğu için: Bu yıl katı pekmezi az yapıp çoğunu öküzsalyası yaptım.

ÖKÜZDOYURAN

Kışın en soğuk günlerinde, akşam ezanı doğudan doğan çok parlak yıldız.

ÖKSÜZPARMAK

Araba tekerleğinde ağaç parmaklar arasında görülen demir çubuklardan herbiri. (Ortayazı Senirkent Isparta).

ÖKSÜZYAMALIĞI

Lapa lapa yağan kar.

ÖKSÜZSEVİNDİREN

Değeri az, cicili bicili şey.

ÖKARYOTLAR

Protozoonlar, mantarlar, hayvanlar ve bitkiler gibi bir zarla çevrili çekirdeğe sahip, bir hücreden ya da hücrelerden oluşan, DNA ile histonların bir araya gelerek kromozomlan oluşturduğu, hücresel faaliyetlerinin birçoğu mitokondri, kloroplâst, Golgi kompleksi, endoplâzmik retikulum gibi zarla çevrili organeller tarafından yürütülen, protein iplikleri ve tüpçüklerinden oluşan yaygın bir hücre iskeletine sahip canlılara verilen genel ad. Protozoonlar, mantarlar, hayvanlar ve bitkiler gibi bir zarla çevrili çekirdeğe sahip, bir hücreden veya hücrelerden oluşan DNA'yla histonların bir araya gelerek kromozomları oluşturduğu, hücresel faaliyetlerinin birçoğu mitokondri, kloroplast, golgi kompleksi, endoplazmik retikulum gibi zarla çevrili organeller tarafından yürütülen, protein iplikleri ve tüpçüklerinden oluşan yaygın bir hücre yapısına sahip canlılara verilen genel ad.

ÖKSÜZDOYURAN

Çok büyük bardak, çanak ve bunların içindeki yiyecek ve içecek.

ÖKSÜZÇİĞDEMİ

Çiğdem.

ÖKÜZBAKLASI

Karabakla. Bir çeşit yabanıl bakla.

ÖKSÜZLERSOFRASI

Halka biçiminde dizilmiş yıldızlar kümesi.

ÖKSÜZOĞLANÇİĞDEMİ

Afyon bitkisi.

ÖKÜZHELVASI

Cevizli helva.

  -   -   -  

Anlamında ÖK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALÇALMA

Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.

ALKİL

Alkol kökü.

ADAMOTU

Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ALAİMİSEMA

Gökkuşağı.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AFRİKALI

Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.

AMİN

Amonyaktaki hidrojen yerine, tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adı.

ALAZA

Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.

ALİZARİN

Kök boyası.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AKYUVAR

Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.

AKITMAK

Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

ALKIM

Gökkuşağı.