Kelimeler arşivi içinde; başında "öl" olan, toplam 240 adet kelime bulunmaktadır. öl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖLÜMSÜZLEŞEBİLMEK, ÖLÜMSÜZLEŞTİRİLME
ÖLÜMSÜZLEŞEBİLME, ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEK
ÖLÇÜMLEYEBİLMEK, ÖLÜMSÜZLEŞTİRME
ÖLÇEKLENEBİLME, ÖLÇÜMLEYEBİLME, ÖLMEZLEŞTİRMEK
ÖLÇMENGÜVELER, ÖLÇÜLENDİRMEK, ÖLÇÜNLEŞTİRİM, ÖLÇÜNLEŞTİRME, ÖLDÜRTEBİLMEK, ÖLMEZLEŞTİRME, ÖLÜMSÜZLEŞMEK
ÖLÇÜLEBİLMEK, ÖLÇÜLENDİRME, ÖLÇÜŞEBİLMEK, ÖLDÜREBİLMEK, ÖLDÜRTEBİLME, ÖLDÜRÜNÜLMEK, ÖLÜMSÜZLEŞME
ÖLÇEKDEĞERİ, ÖLÇEKDEŞLİK, ÖLÇEKSİZLİK, ÖLÇEKTARTIM, ÖLÇÜLEBİLME, ÖLÇÜLÜLEMEK, ÖLÇÜMLENMEK, ÖLÇÜŞEBİLME, ÖLÇÜŞTÜRMEK, ÖLÇÜTSÜZLÜK, ÖLDÜREBİLME, ÖLDÜRÜCÜLÜK, ÖLKERENGELİ, ÖLLÜYÜNKÖRÜ, ÖLMEYECEKSE, ÖLMİYESİLİK
ÖLÇEBİLMEK, ÖLÇERLEMEK, ÖLÇÜLENMEK, ÖLÇÜLÜLEME, ÖLÇÜMLEMEK, ÖLÇÜSÜZLÜK, ÖLÇÜŞTÜRME, ÖLDÜRESİYE, ÖLDÜRÜLMEK, ÖLEŞTİRMEK, ÖLMEZDİKEN, ÖLÜKUYRUĞU, ÖLÜMSÜZLÜK, ÖLÜRCESİNE
ÖLÇEBİLME, ÖLÇEKLEME, ÖLÇEKTEPE, ÖLÇELEMEK, ÖLÇERALAN, ÖLÇEVİMSİ, ÖLÇTEKDEŞ, ÖLÇTÜRMEK, ÖLÇÜBİLİM, ÖLÇÜLÜLÜK, ÖLÇÜMLEME, ÖLÇÜNLEME, ÖLDÜRTMEK, ÖLDÜRÜLME, ÖLEBİLMEK, ÖLENDİKDE, ÖLEYAZMAK, ÖLFEZİMEK, ÖLİŞKEMEĞ, ÖLMEZOĞLU, ÖLÜMLÜLÜK, ÖLÜMSEMEK, ÖLÜMSÜREK, ÖLÜSKÜMEK, ÖLÜSOĞANI, ÖLÜŞGEMEK, ÖLÜŞKEMEK, ÖLÜVERMEK
ÖLÇEFTER, ÖLÇEKSİZ, ÖLÇERMEK, ÖLÇTÜRME, ÖLÇÜLMEK, ÖLÇÜNMEK, ÖLÇÜŞMEK, ÖLÇÜTSÜZ, ÖLDİRMEK, ÖLDÜRMEK, ÖLDÜRTME, ÖLDÜRÜCÜ, ÖLEBİLME, ÖLENETEN, ÖLEYAZMA, ÖLEZİMEK, ÖLGÜNLÜK, ÖLGÜRMEK, ÖLKÜÇLÜK, ÖLLENMEK, ÖLLÜTMEK, ÖLMEZANA, ÖLMEZBEY, ÖLMEZLİK, ÖLMÜŞLÜK, ÖLÜBÜŞÜK, ÖLÜDENİZ, ÖLÜKUŞAK, ÖLÜNKÖRÜ, ÖLÜVERME, Devamını Oku »»
ÖLBESEK, ÖLCÜMEK, ÖLÇEKLİ, ÖLÇERME, ÖLÇÜLEN, ÖLÇÜLME, ÖLÇÜLÜK, ÖLÇÜLÜR, ÖLÇÜMLÜ, ÖLÇÜNLÜ, ÖLÇÜNME, ÖLÇÜSÜZ, ÖLÇÜŞME, ÖLÇÜTLÜ, ÖLDÜRKÜ, ÖLDÜRME, ÖLDÜRÜM, ÖLDÜRÜŞ, ÖLENÇEN, ÖLENECE, ÖLENİNE, ÖLESİYE, ÖLESPİT, ÖLEŞMEK, ÖLETLİK, ÖLFEZİK, ÖLGÜLÜK, ÖLKÜLÜK, ÖLLEMEK, ÖLMESEK, Devamını Oku »»
ÖLAĞAZ, ÖLÇEYH, ÖLÇMEK, ÖLÇÜLÜ, ÖLECEK, ÖLECEN, ÖLECÜK, ÖLEĞEZ, ÖLEKEZ, ÖLEMEÇ, ÖLEMEK, ÖLEMEZ, ÖLENDE, ÖLENEK, ÖLESEK, ÖLEŞTİ, ÖLGÜLÜ, ÖLÖGRE, ÖLÜEVİ, ÖLÜKEZ, ÖLÜLÜK, ÖLÜMEK, ÖLÜMER, ÖLÜMEZ, ÖLÜMLÜ, ÖLÜNME, ÖLÜODA, ÖLÜŞÜK, ÖLÜTAŞ, ÖLÜYEZ, Devamını Oku »»
ÖLCİK, ÖLÇEK, ÖLÇER, ÖLÇME, ÖLÇÜM, ÖLÇÜN, ÖLÇÜŞ, ÖLÇÜT, ÖLECE, ÖLESE, ÖLEYN, ÖLEZE, ÖLFEZ, ÖLGEZ, ÖLGÜM, ÖLGÜN, ÖLKER, ÖLKEZ, ÖLKÜÇ, ÖLKÜN, ÖLLAK, ÖLLEK, ÖLLUK, ÖLLÜK, ÖLMEK, ÖLMEZ, ÖLMÜŞ, ÖLSÜZ, ÖLÜCE
ÖLBE, ÖLCE, ÖLÇÜ, ÖLEK, ÖLEM, ÖLEN, ÖLEŞ, ÖLET, ÖLEZ, ÖLKE, ÖLKÜ, ÖLLE, ÖLLÜ, ÖLME, ÖLÜK, ÖLÜM, ÖLÜŞ
ÖLE, ÖLİ, ÖLÖ, ÖLÜ
ÖL
ÖL
Toprağın nemi, tav. Islaklık (toprak için): Toprağın hiç ölü kalmamış. Öyle, bk. ölü. Yaşlık, nem, rutubet, toprak tavı.
ÖLÜMSÜZLEŞTİRME
Ölümsüzleştirmek işi.
ÖLÇEKLENEBİLME
Yığışımlı ölçekleme yordamının bir ölçek geliştirmek üzere öngördüğü ve ölçüm boyutunun tutarlı ve türetilebilir sınarlar içermesini gerektiren özellik.
ÖLÇÜMLEYEBİLMEK
Ölçümleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖLÜMSÜZLEŞEBİLME
Ölümsüzleşebilmek durumu.
ÖLÇÜMLEYEBİLME
Ölçümleyebilmek işi.
ÖLÇMENGÜVELER
Yeri karışlayarak yürüyen tırtılları, türlü tarım ve orman bitkisinde gelişen, türlü renkte, ince vücutlu, geniş kanatlı, ufakça kelebekler familyası.
ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEK
Ölümsüz duruma getirmek.
ÖLÜMSÜZLEŞTİRİLME
Ölümsüzleştirilmek.
ÖLDÜRTEBİLMEK
Öldürtme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖLÇÜLENDİRMEK
Ölçme işlemlerini bir düzlem üzerine aktarmak.
ÖLÇÜNLEŞTİRME
Bir testin uygulanması ve puanlanması konusunda değişmez kural ve yöntemlere uyulmasını sağlama işi.
ÖLMEZLEŞTİRMEK
Ölümsüzleştirmek.
ÖLMEZLEŞTİRME
Ölmezleştirmek işi.
ÖLÇÜNLEŞTİRİM
Bir şeyin veya etkinliğin belli kurallar çerçevesinde tek bir yöntem veya biçimde düzenlenmesi.
ÖLÜMSÜZLEŞEBİLMEK
Ölümsüzleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AFYONKARAHİSAR
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ADANA
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AĞITLAMA
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ADIMLAMAK
Adımla ölçmek. Bir yerde ileri geri gezinmek.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
ADAKLI
Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.
ADIYAMAN
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.