Kelimeler arşivi içinde; başında "çoğa" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. çoğa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çoğa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çoğa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇOĞALTILABİLMEK
ÇOĞALTILABİLME
ÇOĞALTIVERMEK, ÇOĞALTABİLMEK
ÇOĞALTIVERME, ÇOĞALTTIRMAK, ÇOĞALABİLMEK, ÇOĞALTABİLME, ÇOĞALIVERMEK
ÇOĞAÇLANMAK, ÇOĞALTILMAK, ÇOĞALABİLME, ÇOĞALTTIRMA, ÇOĞALIVERME, ÇOĞALLAŞMAK
ÇOĞALAŞMAK, ÇOĞALTILMA
ÇOĞALTICI, ÇOĞABİLİM, ÇOĞALTMAK, ÇOĞALTMAN, ÇOĞALAMAK, ÇOĞARTMAK
ÇOĞALTAN, ÇOĞALMAK, ÇOĞANMAK, ÇOĞARMAK, ÇOĞALTIM, ÇOĞALTIŞ, ÇOĞALTMA
ÇOĞAŞLI, ÇOĞALTI, ÇOĞALMA, ÇOĞALIŞ, ÇOĞAHAN
ÇOĞAL, ÇOĞAN, ÇOĞAK, ÇOĞAÇ, ÇOĞAŞ
ÇOĞA
ÇOĞA
Bebek, çocuk. Kadınların iş yaparken giydikleri daha çok siyah renkli giysi. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Çok, çok a, çok bulunur, çok vardır. Çocuk. Yavru.
ÇOĞALTILMAK
Çoğalması sağlanmak.
ÇOĞALTILABİLME
Çoğaltılabilmek işi.
ÇOĞAÇLANMAK
Güneşlenmek, güneşte ısınmak.
ÇOĞALTTIRMA
Çoğalttırmak işi.
ÇOĞALTTIRMAK
Çoğaltma işini yaptırmak.
ÇOĞALIVERMEK
Çabucak veya ansızın çoğalmak.
ÇOĞALTILABİLMEK
Çoğaltılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞALTIVERMEK
Çabucak çoğaltmak.
ÇOĞALABİLME
Çoğalabilmek işi.
ÇOĞALLAŞMAK
Toplanmak, birikmek, üşüşmek, kalabalık etmek.
ÇOĞALABİLMEK
Çoğalma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞALTABİLME
Çoğaltabilmek işi.
ÇOĞALTABİLMEK
Çoğaltma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞALTIVERME
Çoğaltıvermek işi.
ÇOĞALIVERME
Çoğalıvermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇOĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.
ÇARPAN
Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan.
ÇOĞALIŞ
Çoğalma işi.
ÇALIŞMA
Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
COŞMAK
Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.
ARTIRILMAK
Artırma işine konu olmak, çoğaltılmak, tezyit edilmek.
AMİTOZ
Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.
BÖLÜNME
Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
ALEVLENDİRMEK
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
ARTIMLI
Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.
BİRİKMEK
Toplanıp yığılmak. Birbirine eklenip çoğalmak. Bir araya gelmek, toplanmak.
BEREKETLENMEK
Çoğalmak, artmak.
ÇİNKOGRAFİ
Çoğaltılmak istenilen resim veya yazıların kalıbını çinko üzerine çıkarma sanatı.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
ÇOĞALMA
Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.