Kelimeler arşivi içinde; başında "çoğu" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. çoğu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çoğu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çoğu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇOĞULLAŞTIRILMAK
ÇOĞULLAŞTIRILMA
ÇOĞULLAŞTIRMAK
ÇOĞULLAŞTIRMA
ÇOĞUŞTURMAK, ÇOĞULDAŞMAK, ÇOĞULLAŞMAK
ÇOĞUZLAŞMA, ÇOĞUNSUMAK, ÇOĞUNSUMAH, ÇOĞUNSANAK, ÇOĞUNSAMAK, ÇOĞUNLUKLA, ÇOĞUNCALIK, ÇOĞUMSUMAK, ÇOĞUMSAMAK, ÇOĞULLAŞMA, ÇOĞULLAMAK, ÇOĞULCULUK
ÇOĞUMSAMA, ÇOĞULLAMA, ÇOĞUNCASI
ÇOĞULHAN, ÇOĞURTEN, ÇOĞURMAK, ÇOĞURCUK, ÇOĞULCUL, ÇOĞUNMAK, ÇOĞUNLUK, ÇOĞUNCAK, ÇOĞULLUK
ÇOĞULLU, ÇOĞULDU, ÇOĞULCU, ÇOĞUPLU, ÇOĞUNCA
ÇOĞUN, ÇOĞUZ, ÇOĞUŞ, ÇOĞUR, ÇOĞUL
ÇOĞU
ÇOĞU
Bir şeyin büyük bölümü. Çok kimse.
ÇOĞULDAŞMAK
Kalabalık hale gelmek, birçok kimse bir araya toplanmak.
ÇOĞULLAŞTIRILMA
Çoğullaştırılmak işi.
ÇOĞUNSANAK
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
ÇOĞUNCALIK
Çok kez.
ÇOĞUNSUMAH
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
ÇOĞUMSUMAK
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
ÇOĞULLAŞTIRMA
Çoğullaştırmak işi.
ÇOĞUNSUMAK
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
ÇOĞULLAŞTIRMAK
Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek.
ÇOĞUNLUKLA
Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.
ÇOĞUZLAŞMA
Tekiz özdeciklerin birleşip çoğuz özdeciği oluşturmaları olayı. Kimi öğe ya da yalın bileşiklerin, kendi aralarında tepkimeye girerek, daha yüksek molekül ağırlıklı bir tek büyük molekül oluşturmaları.
ÇOĞUŞTURMAK
Ateşi yakmak, tutuşturmak, alevlendirmek.
ÇOĞULLAŞTIRILMAK
Bir kelime çokluk ifade edecek biçime getirilmek.
ÇOĞULLAŞMAK
Çoğul duruma gelmek.
ÇOĞUNSAMAK
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇOĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
BONCUK
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.
BANK
Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
BERİL
Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
BİNDALLI
Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş giysi veya örtü.
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
BAKRAÇ
Çoğunlukla bakırdan yapılmış olan küçük kova. Bu kovanın alabildiği miktarda olan.
BATTANİYE
Yorgan yerine veya yorgan üstünde kullanılan, çoğu yünden dokunmuş kalınca örtü.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.
BÖCEK
Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
BALIKÇILLAR
Çoğunlukla uzun bacaklı, uzun gagalı balıkçıl cinsinden kuşlar alt takımı.
BOŞNAKÇA
Çoğunlukla Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde yaşayan Bosna Müslümanlarının kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.