İçinde ÇOĞU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çoğu" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çoğu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çoğu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çoğu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ÇOĞULLAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

ÇOĞULLAŞTIRILMA

14 harfli kelimeler

ÇOĞULLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

ÇOĞULLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

ÇOĞULLAŞMAK, ÇOĞUŞTURMAK, ÇOĞULDAŞMAK

10 harfli kelimeler

DİRİLÇOĞUZ, ÇOĞULLAŞMA, ÇOĞULCULUK, ÇOĞUMSUMAK, ÇOĞUNCALIK, ÇOĞUNLUKLA, ÇOĞUNSAMAK, ÇOĞUMSAMAK, ÇOĞUNSANAK, ÇOĞUNSUMAH, ÇOĞULLAMAK, ÇOĞUNSUMAK, ÇOĞUZLAŞMA

9 harfli kelimeler

ÇOĞUNCASI, UZAMÇOĞUZ, ÇOĞUMSAMA, ÇOĞULLAMA

8 harfli kelimeler

ÇOĞULHAN, ÇOĞULCUL, ÇOĞUNCAK, ÇOĞURCUK, ÇOĞUNLUK, ÇOĞUNMAK, ÇOĞULLUK, ÇOĞURTEN, ÇOĞURMAK

7 harfli kelimeler

BİRÇOĞU, KIRÇOĞU, EŞÇOĞUZ, ÇOĞULCU, ÇOĞUPLU, ÇOĞUNCA, ÇOĞULLU, ÇOĞULDU

5 harfli kelimeler

ÇOĞUR, ÇOĞUŞ, ÇOĞUN, ÇOĞUZ, ÇOĞUL

4 harfli kelimeler

ÇOĞU

Bazı kelimelerin anlamları

ÇOĞU

Bir şeyin büyük bölümü. Çok kimse.

ÇOĞUMSUMAK

Çok görmek, kıskanmak, çekememek.

ÇOĞULLAŞTIRMA

Çoğullaştırmak işi.

ÇOĞUNSAMAK

Çok görmek, kıskanmak, çekememek.

ÇOĞUMSAMAK

Bir şeyin düşünülenden daha çok olduğu yargısına varmak, çok görmek, çok bulmak.

ÇOĞULLAŞTIRILMAK

Bir kelime çokluk ifade edecek biçime getirilmek.

ÇOĞULCULUK

Çeşitli eğilimlerin, düşüncelerin, yönetimde etkisini kabul eden siyasi yöntem, plüralizm. Toplum yaşamında birbirine eşit ve birbirine indirgenemeyen birden çok ilkenin, alanın, gerçeklik biçiminin var olmasını savunan görüş. Toplumbilimde: Tarihin, olayların rastgele akışından başka birşey olmadığını, bu yüzden de toplumsal gelişimin nesnel yasalarının bulunup açıklanamıyacağını savunan tutum. Bir toplumsal yapıyı oluşturan eş ağırlıklı öğelerden her birinin yerine ve duruma göre öteki öğeleri ve tüm toplumsal yapıyı belirleyebileceği görüşü.

ÇOĞULDAŞMAK

Kalabalık hale gelmek, birçok kimse bir araya toplanmak.

ÇOĞUNCALIK

Çok kez.

ÇOĞULLAŞMAK

Çoğul duruma gelmek.

ÇOĞUNLUKLA

Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

DİRİLÇOĞUZ

Canlıları oluşturan önbesi, çekirdek ekşiti gibi iri özdecikler.

ÇOĞULLAŞMA

Çoğullaşmak işi.

ÇOĞULLAŞTIRMAK

Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek.

ÇOĞUŞTURMAK

Ateşi yakmak, tutuşturmak, alevlendirmek.

ÇOĞULLAŞTIRILMA

Çoğullaştırılmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇOĞU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇOĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖCEK

Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

BALE

Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.

BİLYE

Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

AĞIRLIKLI

Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

BAYRAK

Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.

AMİGO

Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.

ANTİMON

Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).

BATTANİYE

Yorgan yerine veya yorgan üstünde kullanılan, çoğu yünden dokunmuş kalınca örtü.

BALIKÇILLAR

Çoğunlukla uzun bacaklı, uzun gagalı balıkçıl cinsinden kuşlar alt takımı.

BİNDALLI

Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş giysi veya örtü.

BAKRAÇ

Çoğunlukla bakırdan yapılmış olan küçük kova. Bu kovanın alabildiği miktarda olan.

BİTKİ

Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

BONCUK

Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.

BOŞNAKÇA

Çoğunlukla Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde yaşayan Bosna Müslümanlarının kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.

AZINLIK

Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.

BERİL

Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat.

BANK

Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.