Kelimeler arşivinde; içinde "çoğu" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çoğu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çoğu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çoğu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇOĞULLAŞTIRILMAK
ÇOĞULLAŞTIRILMA
ÇOĞULLAŞTIRMAK
ÇOĞULLAŞTIRMA
ÇOĞULLAŞMAK, ÇOĞUŞTURMAK, ÇOĞULDAŞMAK
DİRİLÇOĞUZ, ÇOĞULLAŞMA, ÇOĞULCULUK, ÇOĞUMSUMAK, ÇOĞUNCALIK, ÇOĞUNLUKLA, ÇOĞUNSAMAK, ÇOĞUMSAMAK, ÇOĞUNSANAK, ÇOĞUNSUMAH, ÇOĞULLAMAK, ÇOĞUNSUMAK, ÇOĞUZLAŞMA
ÇOĞUNCASI, UZAMÇOĞUZ, ÇOĞUMSAMA, ÇOĞULLAMA
ÇOĞULHAN, ÇOĞULCUL, ÇOĞUNCAK, ÇOĞURCUK, ÇOĞUNLUK, ÇOĞUNMAK, ÇOĞULLUK, ÇOĞURTEN, ÇOĞURMAK
BİRÇOĞU, KIRÇOĞU, EŞÇOĞUZ, ÇOĞULCU, ÇOĞUPLU, ÇOĞUNCA, ÇOĞULLU, ÇOĞULDU
ÇOĞUR, ÇOĞUŞ, ÇOĞUN, ÇOĞUZ, ÇOĞUL
ÇOĞU
ÇOĞU
Bir şeyin büyük bölümü. Çok kimse.
ÇOĞUMSUMAK
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
ÇOĞULLAŞTIRMA
Çoğullaştırmak işi.
ÇOĞUNSAMAK
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
ÇOĞUMSAMAK
Bir şeyin düşünülenden daha çok olduğu yargısına varmak, çok görmek, çok bulmak.
ÇOĞULLAŞTIRILMAK
Bir kelime çokluk ifade edecek biçime getirilmek.
ÇOĞULCULUK
Çeşitli eğilimlerin, düşüncelerin, yönetimde etkisini kabul eden siyasi yöntem, plüralizm. Toplum yaşamında birbirine eşit ve birbirine indirgenemeyen birden çok ilkenin, alanın, gerçeklik biçiminin var olmasını savunan görüş. Toplumbilimde: Tarihin, olayların rastgele akışından başka birşey olmadığını, bu yüzden de toplumsal gelişimin nesnel yasalarının bulunup açıklanamıyacağını savunan tutum. Bir toplumsal yapıyı oluşturan eş ağırlıklı öğelerden her birinin yerine ve duruma göre öteki öğeleri ve tüm toplumsal yapıyı belirleyebileceği görüşü.
ÇOĞULDAŞMAK
Kalabalık hale gelmek, birçok kimse bir araya toplanmak.
ÇOĞUNCALIK
Çok kez.
ÇOĞULLAŞMAK
Çoğul duruma gelmek.
ÇOĞUNLUKLA
Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.
DİRİLÇOĞUZ
Canlıları oluşturan önbesi, çekirdek ekşiti gibi iri özdecikler.
ÇOĞULLAŞMA
Çoğullaşmak işi.
ÇOĞULLAŞTIRMAK
Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek.
ÇOĞUŞTURMAK
Ateşi yakmak, tutuşturmak, alevlendirmek.
ÇOĞULLAŞTIRILMA
Çoğullaştırılmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇOĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÖCEK
Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
BATTANİYE
Yorgan yerine veya yorgan üstünde kullanılan, çoğu yünden dokunmuş kalınca örtü.
BALIKÇILLAR
Çoğunlukla uzun bacaklı, uzun gagalı balıkçıl cinsinden kuşlar alt takımı.
BİNDALLI
Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş giysi veya örtü.
BAKRAÇ
Çoğunlukla bakırdan yapılmış olan küçük kova. Bu kovanın alabildiği miktarda olan.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
BONCUK
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.
BOŞNAKÇA
Çoğunlukla Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde yaşayan Bosna Müslümanlarının kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.
BERİL
Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat.
BANK
Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.