Kelimeler arşivi içinde; başında "çoğ" olan, toplam 106 adet kelime bulunmaktadır. çoğ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çoğ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çoğ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇOĞULLAŞTIRILMAK
ÇOĞALTILABİLMEK, ÇOĞULLAŞTIRILMA
ÇOĞALTILABİLME, ÇOĞULLAŞTIRMAK
ÇOĞALTABİLMEK, ÇOĞALTIVERMEK, ÇOĞULLAŞTIRMA
ÇOĞALABİLMEK, ÇOĞALIVERMEK, ÇOĞALTABİLME, ÇOĞALTIVERME, ÇOĞALTTIRMAK
ÇOĞAÇLANMAK, ÇOĞALABİLME, ÇOĞALIVERME, ÇOĞALLAŞMAK, ÇOĞALTILMAK, ÇOĞALTTIRMA, ÇOĞONCASINA, ÇOĞŞURULMAK, ÇOĞULDAŞMAK, ÇOĞULLAŞMAK, ÇOĞUŞTURMAK
ÇOĞALAŞMAK, ÇOĞALTILMA, ÇOĞEÇLEMEK, ÇOĞŞURTMAK, ÇOĞULCULUK, ÇOĞULLAMAK, ÇOĞULLAŞMA, ÇOĞUMSAMAK, ÇOĞUMSUMAK, ÇOĞUNCALIK, ÇOĞUNLUKLA, ÇOĞUNSAMAK, ÇOĞUNSANAK, ÇOĞUNSUMAH, ÇOĞUNSUMAK, ÇOĞUZLAŞMA
ÇOĞABİLİM, ÇOĞALAMAK, ÇOĞALTICI, ÇOĞALTMAK, ÇOĞALTMAN, ÇOĞARTMAK, ÇOĞDÜRMEK, ÇOĞELEMEK, ÇOĞSUNMAK, ÇOĞŞURMAK, ÇOĞULLAMA, ÇOĞUMSAMA, ÇOĞUNCASI
ÇOĞALMAK, ÇOĞALTAN, ÇOĞALTIM, ÇOĞALTIŞ, ÇOĞALTMA, ÇOĞANMAK, ÇOĞARMAK, ÇOĞDÜREK, ÇOĞEŞLİK, ÇOĞLAĞAN, ÇOĞRUMAK, ÇOĞULCUL, ÇOĞULHAN, ÇOĞULLUK, ÇOĞUNCAK, ÇOĞUNLUK, ÇOĞUNMAK, ÇOĞURCUK, ÇOĞURMAK, ÇOĞURTEN
ÇOĞAHAN, ÇOĞALIŞ, ÇOĞALMA, ÇOĞALTI, ÇOĞAŞLI, ÇOĞULCU, ÇOĞULDU, ÇOĞULLU, ÇOĞUNCA, ÇOĞUPLU
ÇOĞMAK, ÇOĞMEK, ÇOĞMER
ÇOĞAÇ, ÇOĞAK, ÇOĞAL, ÇOĞAN, ÇOĞAŞ, ÇOĞEÇ, ÇOĞEN, ÇOĞEŞ, ÇOĞLA, ÇOĞLU, ÇOĞUL, ÇOĞUN, ÇOĞUR, ÇOĞUŞ, ÇOĞUZ, ÇOĞÜL
ÇOĞA, ÇOĞO, ÇOĞU
ÇOĞ
ÇOĞ
Bebek, çocuk. Çok.
ÇOĞALTABİLME
Çoğaltabilmek işi.
ÇOĞALTIVERMEK
Çabucak çoğaltmak.
ÇOĞALTILABİLMEK
Çoğaltılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞALABİLME
Çoğalabilmek işi.
ÇOĞAÇLANMAK
Güneşlenmek, güneşte ısınmak.
ÇOĞULLAŞTIRMAK
Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek.
ÇOĞULLAŞTIRILMAK
Bir kelime çokluk ifade edecek biçime getirilmek.
ÇOĞALTABİLMEK
Çoğaltma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞULLAŞTIRMA
Çoğullaştırmak işi.
ÇOĞALTILABİLME
Çoğaltılabilmek işi.
ÇOĞALTIVERME
Çoğaltıvermek işi.
ÇOĞALTTIRMAK
Çoğaltma işini yaptırmak.
ÇOĞULLAŞTIRILMA
Çoğullaştırılmak işi.
ÇOĞALABİLMEK
Çoğalma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞALIVERMEK
Çabucak veya ansızın çoğalmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇOĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
BAKRAÇ
Çoğunlukla bakırdan yapılmış olan küçük kova. Bu kovanın alabildiği miktarda olan.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
ARTIRILMAK
Artırma işine konu olmak, çoğaltılmak, tezyit edilmek.
BALIKÇILLAR
Çoğunlukla uzun bacaklı, uzun gagalı balıkçıl cinsinden kuşlar alt takımı.
AMİTOZ
Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
ALEVLENDİRMEK
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
ARTIMLI
Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
BANK
Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
BATTANİYE
Yorgan yerine veya yorgan üstünde kullanılan, çoğu yünden dokunmuş kalınca örtü.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).