Kelimeler arşivinde; içinde "çoğ" olan, toplam 117 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çoğ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çoğ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çoğ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇOĞULLAŞTIRILMAK
ÇOĞALTILABİLMEK, ÇOĞULLAŞTIRILMA
ÇOĞULLAŞTIRMAK, ÇOĞALTILABİLME
ÇOĞALTABİLMEK, ÇOĞALTIVERMEK, ÇOĞULLAŞTIRMA, IŞILÇOĞALTICI
ÇOĞALABİLMEK, ÇOĞALIVERMEK, ÇOĞALTABİLME, ÇOĞALTIVERME, ÇOĞALTTIRMAK
ÇOĞAÇLANMAK, ÇOĞALABİLME, ÇOĞALIVERME, ÇOĞALLAŞMAK, ÇOĞALTILMAK, ÇOĞALTTIRMA, ÇOĞONCASINA, ÇOĞŞURULMAK, ÇOĞULDAŞMAK, ÇOĞULLAŞMAK, ÇOĞUŞTURMAK, İÇOĞLANLARI
ÇOĞULLAMAK, ÇOĞUMSAMAK, ÇOĞUNLUKLA, ÇOĞALAŞMAK, ÇOĞALTILMA, ÇOĞEÇLEMEK, ÇOĞŞURTMAK, ÇOĞULCULUK, ÇOĞULLAŞMA, ÇOĞUMSUMAK, ÇOĞUNCALIK, ÇOĞUNSAMAK, ÇOĞUNSANAK, ÇOĞUNSUMAH, ÇOĞUNSUMAK, ÇOĞUZLAŞMA, DİRİLÇOĞUZ, MALKOÇOĞLU
ÇOĞALTICI, ÇOĞALTMAK, ÇOĞULLAMA, ÇOĞUMSAMA, ÇOĞABİLİM, ÇOĞALAMAK, ÇOĞALTMAN, ÇOĞARTMAK, ÇOĞDÜRMEK, ÇOĞELEMEK, ÇOĞSUNMAK, ÇOĞŞURMAK, ÇOĞUNCASI, UZAMÇOĞUZ
ÇOĞALMAK, ÇOĞALTIM, ÇOĞALTIŞ, ÇOĞALTMA, ÇOĞULLUK, ÇOĞUNLUK, ÇOĞURCUK, ÇOĞALTAN, ÇOĞANMAK, ÇOĞARMAK, ÇOĞDÜREK, ÇOĞEŞLİK, ÇOĞLAĞAN, ÇOĞRUMAK, ÇOĞULCUL, ÇOĞULHAN, ÇOĞUNCAK, ÇOĞUNMAK, ÇOĞURMAK, ÇOĞURTEN, ORUÇOĞLU
BİRÇOĞU, ÇOĞALIŞ, ÇOĞALMA, ÇOĞULCU, ÇOĞAHAN, ÇOĞALTI, ÇOĞAŞLI, ÇOĞULDU, ÇOĞULLU, ÇOĞUNCA, ÇOĞUPLU, EŞÇOĞUZ, KIRÇOĞU, KOÇOĞLU
ÇOĞMAK, ÇOĞMEK, ÇOĞMER
ÇOĞUL, ÇOĞUN, BİÇOĞ, ÇOĞAÇ, ÇOĞAK, ÇOĞAL, ÇOĞAN, ÇOĞAŞ, ÇOĞEÇ, ÇOĞEN, ÇOĞEŞ, ÇOĞLA, ÇOĞLU, ÇOĞUR, ÇOĞUŞ, ÇOĞUZ, ÇOĞÜL
ÇOĞU, ÇOĞA, ÇOĞO
ÇOĞ
ÇOĞ
Bebek, çocuk. Çok.
ÇOĞALTILABİLMEK
Çoğaltılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞALTILABİLME
Çoğaltılabilmek işi.
ÇOĞALTTIRMAK
Çoğaltma işini yaptırmak.
ÇOĞULLAŞTIRILMAK
Bir kelime çokluk ifade edecek biçime getirilmek.
ÇOĞALTABİLMEK
Çoğaltma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞULLAŞTIRMAK
Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek.
ÇOĞULLAŞTIRMA
Çoğullaştırmak işi.
ÇOĞALTABİLME
Çoğaltabilmek işi.
ÇOĞALTIVERME
Çoğaltıvermek işi.
ÇOĞAÇLANMAK
Güneşlenmek, güneşte ısınmak.
ÇOĞALABİLMEK
Çoğalma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞULLAŞTIRILMA
Çoğullaştırılmak işi.
IŞILÇOĞALTICI
Işıtelektrik yolu ile elde edilen eksiciği üstel bir çarpan ölçüsünde çoğaltarak baştaki ışık yeğinliğini ölçen aygıt.
ÇOĞALTIVERMEK
Çabucak çoğaltmak.
ÇOĞALIVERMEK
Çabucak veya ansızın çoğalmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇOĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
BAKRAÇ
Çoğunlukla bakırdan yapılmış olan küçük kova. Bu kovanın alabildiği miktarda olan.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
BATTANİYE
Yorgan yerine veya yorgan üstünde kullanılan, çoğu yünden dokunmuş kalınca örtü.
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.
AMİTOZ
Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.
ARTIMLI
Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.
ARTIRILMAK
Artırma işine konu olmak, çoğaltılmak, tezyit edilmek.
BALIKÇILLAR
Çoğunlukla uzun bacaklı, uzun gagalı balıkçıl cinsinden kuşlar alt takımı.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
BANK
Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
ALEVLENDİRMEK
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.