Kelimeler arşivi içinde; başında "ço" olan, toplam 544 adet kelime bulunmaktadır. ço ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ço ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ço olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇOMAKDAĞKIZILAĞAÇ, ÇORAKLAŞTIRABİLME
ÇOĞULLAŞTIRILMAK, ÇOKSAÇAKLIGİLLER, ÇORAKLAŞTIRILMAK
ÇOBANALDATANLAR, ÇOCUKLAŞABİLMEK, ÇOĞALTILABİLMEK, ÇOĞULLAŞTIRILMA, ÇORAKLAŞABİLMEK, ÇORAKLAŞTIRILMA
ÇOBANDAĞARCIĞI, ÇOCUKLAŞTIRMAK, ÇOĞALTILABİLME, ÇOĞULLAŞTIRMAK, ÇOPURLAŞTIRMAK, ÇORAKLAŞABİLME, ÇORAKLAŞTIRMAK
ÇOBANHAMİDİYE, ÇOCUKLAŞTIRMA, ÇOCUKSANLILIK, ÇOCUKSULAŞMAK, ÇOĞALTABİLMEK, ÇOĞALTIVERMEK, ÇOĞULLAŞTIRMA, ÇOKDOLAMLILAR, ÇOKHALKALILAR, ÇOKTANRICILIK, ÇOLAKPEHLİVAN, ÇOPURLAŞTIRMA, ÇORAKKADİRLER, ÇORAKLAŞTIRMA, ÇORAKMITIRLAR
ÇOBANALDATAN, ÇOBANÇANTASI, ÇOBANÇEŞMESİ, ÇOBANDEĞNEĞİ, ÇOBANPÜSKÜLÜ, ÇOBANSAYVANT, ÇOBANSÜZGECİ, ÇOBANTUZLUĞU, ÇOBANYILDIZI, ÇOCUKLUYANIŞ, ÇOCUKSULAŞMA, ÇOĞALABİLMEK, ÇOĞALIVERMEK, ÇOĞALTABİLME, ÇOĞALTIVERME, ÇOĞALTTIRMAK, ÇOKBİLMİŞLİK, ÇOKDÜZEYLEME, ÇOKKARILILIK, ÇOKKOCALILIK, ÇOMAKKURTLAR, ÇOTİRAGİLLER
ÇOBANDİVANI, ÇOBANDURAĞI, ÇOBANDÜDÜĞÜ, ÇOBANİĞNESİ, ÇOBANKAZANI, ÇOBANPINARI, ÇOBANSIZLIK, ÇOBANTARAĞI, ÇOCUKLAŞMAK, ÇOCUKSUZLUK, ÇOĞAÇLANMAK, ÇOĞALABİLME, ÇOĞALIVERME, ÇOĞALLAŞMAK, ÇOĞALTILMAK, ÇOĞALTTIRMA, ÇOĞONCASINA, ÇOĞŞURULMAK, ÇOĞULDAŞMAK, ÇOĞULLAŞMAK, ÇOĞUŞTURMAK, ÇOKGENLEŞME, ÇOKKATLILIK, ÇOKLUBUZSUL, ÇOKUŞTURMAK, ÇOLIKLANMAK, ÇOPURLAŞMAK, ÇORAKLANMAK, ÇORAKLAŞMAK, ÇORALLANMAK, Devamını Oku »»
ÇOBANBEYLİ, ÇOBANCALIK, ÇOBANCILIH, ÇOBANHASAN, ÇOBANSALIK, ÇOBANSARAY, ÇOBANUŞAĞI, ÇOBANÜZÜMÜ, ÇOBANYATAK, ÇOCUKLAŞMA, ÇOCUKSULUK, ÇOĞALAŞMAK, ÇOĞALTILMA, ÇOĞEÇLEMEK, ÇOĞŞURTMAK, ÇOĞULCULUK, ÇOĞULLAMAK, ÇOĞULLAŞMA, ÇOĞUMSAMAK, ÇOĞUMSUMAK, ÇOĞUNCALIK, ÇOĞUNLUKLA, ÇOĞUNSAMAK, ÇOĞUNSANAK, ÇOĞUNSUMAH, ÇOĞUNSUMAK, ÇOĞUZLAŞMA, ÇOHARLAMAK, ÇOKDOĞUŞLU, ÇOKEŞLİLİK, Devamını Oku »»
ÇOBANBEYİ, ÇOBANBÖRE, ÇOBANDAĞI, ÇOBANDEDE, ÇOBANDERE, ÇOBANDÜZÜ, ÇOBANKAYA, ÇOBANLAMA, ÇOBANOĞLU, ÇOBANÖREN, ÇOBANSUYU, ÇOBANTAŞI, ÇOBANTEPE, ÇOÇUKÖREN, ÇODÜRÜÇOK, ÇOĞABİLİM, ÇOĞALAMAK, ÇOĞALTICI, ÇOĞALTMAK, ÇOĞALTMAN, ÇOĞARTMAK, ÇOĞDÜRMEK, ÇOĞELEMEK, ÇOĞSUNMAK, ÇOĞŞURMAK, ÇOĞULLAMA, ÇOĞUMSAMA, ÇOĞUNCASI, ÇOHSUNMAH, ÇOKBİLMİŞ, Devamını Oku »»
ÇOBANİSA, ÇOBANKÖY, ÇOBANLAR, ÇOBANLIK, ÇOBANNIH, ÇOBANOBA, ÇOBANÖZÜ, ÇOBANSIZ, ÇOCETMEK, ÇOCUGLUH, ÇOCUKLUG, ÇOCUKLUK, ÇOCUKSUZ, ÇOÇETMEK, ÇOÇLAMAK, ÇOÇLİMEK, ÇODÜRMEK, ÇOĞALMAK, ÇOĞALTAN, ÇOĞALTIM, ÇOĞALTIŞ, ÇOĞALTMA, ÇOĞANMAK, ÇOĞARMAK, ÇOĞDÜREK, ÇOĞEŞLİK, ÇOĞLAĞAN, ÇOĞRUMAK, ÇOĞULCUL, ÇOĞULHAN, Devamını Oku »»
ÇOAŞMAK, ÇOBANLI, ÇOBANSI, ÇOCUKÇA, ÇOCUKÇU, ÇOCUKLU, ÇOCUKSU, ÇOCUYUZ, ÇODÜRÜK, ÇOĞAHAN, ÇOĞALIŞ, ÇOĞALMA, ÇOĞALTI, ÇOĞAŞLI, ÇOĞULCU, ÇOĞULDU, ÇOĞULLU, ÇOĞUNCA, ÇOĞUPLU, ÇOHÇALA, ÇOHUNTU, ÇOKELEK, ÇOKELİK, ÇOKKALA, ÇOKLARI, ÇOKOLUK, ÇOKÖREN, ÇOKSAMA, ÇOKUNTU, ÇOLAKLI, Devamını Oku »»
ÇOCULU, ÇOÇONA, ÇOĞMAK, ÇOĞMEK, ÇOĞMER, ÇOKGAL, ÇOKGEN, ÇOKKAK, ÇOKKÖY, ÇOKLUK, ÇOKMAK, ÇOKMAN, ÇOKMAR, ÇOKMEK, ÇOKRAK, ÇOKRAN, ÇOKSUN, ÇOKTAN, ÇOLAKA, ÇOLAPA, ÇOLBAZ, ÇOLÇAR, ÇOLGIN, ÇOLKOK, ÇOLLAG, ÇOLLAK, ÇOLLİK, ÇOLOPA, ÇOLPAK, ÇOLPAN, Devamını Oku »»
ÇOBAN, ÇOBUK, ÇOCIG, ÇOCIH, ÇOCİK, ÇOCOH, ÇOCUG, ÇOCUK, ÇOCUM, ÇOÇIH, ÇOÇİK, ÇOÇKA, ÇODAN, ÇODUR, ÇOĞAÇ, ÇOĞAK, ÇOĞAL, ÇOĞAN, ÇOĞAŞ, ÇOĞEÇ, ÇOĞEN, ÇOĞEŞ, ÇOĞLA, ÇOĞLU, ÇOĞUL, ÇOĞUN, ÇOĞUR, ÇOĞUŞ, ÇOĞUZ, ÇOĞÜL, Devamını Oku »»
ÇOAÇ, ÇOBA, ÇOCU, ÇOÇA, ÇOÇO, ÇOFA, ÇOGİ, ÇOĞA, ÇOĞO, ÇOĞU, ÇOHA, ÇOKU, ÇOLA, ÇOLU, ÇOMA, ÇOMU, ÇONA, ÇONÇ, ÇONT, ÇONU, ÇORA, ÇORK
ÇOA, ÇOÇ, ÇOG, ÇOĞ, ÇOH, ÇOK, ÇOL, ÇOM, ÇON, ÇOP, ÇOR
ÇO
ÇO
Eşeği, hızlı yürütme ünlemi. Tepe, doruk: Çoğun başına çıkınca köy görünür. Köz.
ÇOCUKLAŞTIRMAK
Çocuklaşmasına yol açmak.
ÇOĞULLAŞTIRMAK
Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek.
ÇORAKLAŞTIRILMA
Çoraklaştırılmak işi.
ÇORAKLAŞTIRILMAK
Çorak duruma getirilmek.
ÇOĞALTILABİLMEK
Çoğaltılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇOĞALTILABİLME
Çoğaltılabilmek işi.
ÇOĞULLAŞTIRILMA
Çoğullaştırılmak işi.
ÇOĞULLAŞTIRILMAK
Bir kelime çokluk ifade edecek biçime getirilmek.
ÇOBANDAĞARCIĞI
Kuşekmeği.
ÇORAKLAŞTIRABİLME
Çoraklaştırabilmek işi.
ÇORAKLAŞABİLMEK
Çoraklaşma olasılığı bulunmak.
ÇOBANALDATANLAR
Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, geniş ve yassı başlı, yumuşak tüylü, çobanaldatangiller (Caprimulgidae) familyasını da içine alan bir alt takım.
ÇOKSAÇAKLIGİLLER
(Polypteridae), Senegal çok-saçaklı balığı (P. senegalus) türleri iyi bilinir.
ÇOCUKLAŞABİLMEK
Çocuklaşma olasılığı bulunmak.
ÇOMAKDAĞKIZILAĞAÇ
Muğla şehri, Milâs belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AGUCUK
Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.
AFACAN
Zeki ve yaramaz (çocuk).
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
ADAKLAMAK
Küçük çocuk yürümeye başlamak.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).