Kelimeler arşivi içinde; başında "çü" olan, toplam 148 adet kelime bulunmaktadır. çü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇÜRÜTÜLEBİLMEK
ÇÜRÜTÜLEBİLME
ÇÜRÜMENCELİK, ÇÜRÜTEBİLMEK, ÇÜRÜTÜVERMEK, ÇÜRÜYÜVERMEK
ÇÜCÜKLENMEK, ÇÜRÇÜNLEMEK, ÇÜRÜKLENMEK, ÇÜRÜKPİSLİK, ÇÜRÜTEBİLME, ÇÜRÜTÜVERME, ÇÜRÜYÜVERME
ÇÜCKÜRTMEK, ÇÜCÜKLEMEK, ÇÜÇÜKLEMEK, ÇÜKÜNDÜRÜK, ÇÜRÜTÜLMEK
ÇÜÇKÜRMEK, ÇÜRÜTÜLME, ÇÜRÜTÜLÜŞ, ÇÜTLEŞMEK, ÇÜVDÜRMEK, ÇÜVELEMEK, ÇÜYDÜRMEK
ÇÜÇKÜRÜK, ÇÜFTELLİ, ÇÜGÜNDÜR, ÇÜĞÜTMEK, ÇÜKÜNDÜR, ÇÜLLEMEK, ÇÜLLİYEN, ÇÜMBÜZÜK, ÇÜMENLİK, ÇÜMTİLLİ, ÇÜRÜKBAĞ, ÇÜRÜKÇÜL, ÇÜRÜKLER, ÇÜRÜKLÜK, ÇÜRÜKSÜZ, ÇÜRÜMPÜS, ÇÜRÜŞMEK, ÇÜRÜTMEK, ÇÜRÜTTÜM, ÇÜTTÖYUH, ÇÜVÜNCEK
ÇÜÇERKA, ÇÜKELİK, ÇÜKLÜCE, ÇÜNCÜLÜ, ÇÜNGÜRT, ÇÜRİMEK, ÇÜRÜKÇÜ, ÇÜRÜKLÜ, ÇÜRÜMEK, ÇÜRÜNTÜ, ÇÜRÜREK, ÇÜRÜTME, ÇÜRÜTÜŞ, ÇÜRÜYÜŞ, ÇÜŞTÜRE, ÇÜTLEME
ÇÜECİK, ÇÜĞMEK, ÇÜKLÜK, ÇÜLAKİ, ÇÜLEKE, ÇÜLEPE, ÇÜLÜNK, ÇÜMBÜL, ÇÜMBÜŞ, ÇÜMCÜK, ÇÜMMEK, ÇÜNGÜL, ÇÜNGÜŞ, ÇÜNKİM, ÇÜNKÜT, ÇÜNMEK, ÇÜNTÜK, ÇÜPPEN, ÇÜREYH, ÇÜRMÜK, ÇÜRTME, ÇÜRÜME, ÇÜRÜŞÜ, ÇÜRÜYH, ÇÜŞDÜM, ÇÜŞŞEK, ÇÜŞTÜK, ÇÜTLÜK, ÇÜTMÜK, ÇÜVMEK, Devamını Oku »»
ÇÜCÜK, ÇÜÇÇÜ, ÇÜÇÜK, ÇÜÇÜL, ÇÜÇÜM, ÇÜĞEN, ÇÜĞÜL, ÇÜKÜR, ÇÜLEK, ÇÜLKİ, ÇÜLKÜ, ÇÜLPE, ÇÜLÜL, ÇÜMÇE, ÇÜMEK, ÇÜMEN, ÇÜMÜK, ÇÜMÜŞ, ÇÜNGE, ÇÜNKİ, ÇÜNKÜ, ÇÜNÜT, ÇÜPÜR, ÇÜREK, ÇÜRÜK, ÇÜŞAY, ÇÜŞKA, ÇÜŞÜK, ÇÜTAH, ÇÜTÇÜ, Devamını Oku »»
ÇÜÇE, ÇÜÇÜ, ÇÜLE, ÇÜMA, ÇÜMÜ, ÇÜNE, ÇÜNÜ, ÇÜPÜ, ÇÜVE, ÇÜYÜ
ÇÜF, ÇÜĞ, ÇÜK, ÇÜM, ÇÜN, ÇÜR, ÇÜŞ, ÇÜT, ÇÜY
ÇÜ
ÇÜ
Eşeği, hızlı yürütme ünlemi. Gitti.
ÇÜCKÜRTMEK
Aksırmak.
ÇÜRÜTEBİLME
Çürütebilmek işi.
ÇÜRÜMENCELİK
Oyunda puan kaybetmemek için söylenir.
ÇÜRÜTÜVERMEK
Çabucak çürütmek.
ÇÜRÜTEBİLMEK
Çürütme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇÜRÜYÜVERMEK
Çabucak veya ansızın çürümek.
ÇÜRÇÜNLEMEK
Uyuklar vaziyette düşünmek. Gecelik elbisesiyle oturmak.
ÇÜRÜTÜVERME
Çürütüvermek işi.
ÇÜRÜTÜLEBİLMEK
Çürütülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇÜRÜYÜVERME
Çürüyüvermek işi.
ÇÜRÜKLENMEK
Şüphelenmek.
ÇÜRÜTÜLEBİLME
Çürütülebilmek işi.
ÇÜCÜKLEMEK
Filizlenmek, yeşermek.
ÇÜCÜKLENMEK
Filizlenmek, yeşermek.
ÇÜRÜKPİSLİK
Kokmuş, bozulmuş yiyecek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADAKLAMAK
Küçük çocuk yürümeye başlamak.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
AFİS
Gümüş balığının küçüğü.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
ADACIK
Küçük ada.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
ADAYAVRUSU
İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
AKÇE
Küçük gümüş para. Her tür madenî para, akça.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.