ÇİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çik" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. çik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ÇİKOLATASIZLIK

13 harfli kelimeler

ÇİKOLATACILIK

11 harfli kelimeler

ÇİKOLATASIZ

10 harfli kelimeler

ÇİKUNGUNYA, ÇİKİRDEMEK, ÇİKOLATALI, ÇİKOLATACI

8 harfli kelimeler

ÇİKTELİK, ÇİKHASAN, ÇİKRİCAK, ÇİKİRKEN, ÇİKOLATA

7 harfli kelimeler

ÇİKMENT, ÇİKÜFTE, ÇİKŞAĞI

6 harfli kelimeler

ÇİKMEN, ÇİKMEK, ÇİKKAL, ÇİKÇİK, ÇİKARA

5 harfli kelimeler

ÇİKLİ, ÇİKOT, ÇİKİN, ÇİKIN, ÇİKEL

3 harfli kelimeler

ÇİK

Bazı kelimelerin anlamları

ÇİK

Kıvılcım. Çiğ sütün üzerinde meydana gelen yağ tabakası, kaymak. Aşık kemiğinin çukur tarafı. Bir çocuk oyunu.

ÇİKÜFTE

Çiğ köfte.

ÇİKOLATASIZLIK

Çikolatasız olma durumu.

ÇİKOLATACI

Çikolata yapan veya satan kimse. Çok çikolata yiyen veya seven kimse.

ÇİKTELİK

Serçeye benzeyen bir kuş.

ÇİKMENT

Hamam havlusunun konulduğu bohça.

ÇİKUNGUNYA

Afrika ve Güneydoğu Asya'da alfa virüslerin neden olduğu, Aedes cinsi sineklerle bulaşan, kendi kendini sınırlayan hastalık.

ÇİKOLATA

Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.

ÇİKŞAĞI

Yoyo denilen oyuncak.

ÇİKOLATALI

Çikolatası olan.

ÇİKOLATACILIK

Çikolatanın yaptığı iş.

ÇİKOLATASIZ

Çikolatası olmayan.

ÇİKİRDEMEK

Pekmez ve yoğurt ekşiyip köpürmek.

ÇİKHASAN

Çorum şehrinde, Alaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ÇİKİRKEN

Isırgan otu.

ÇİKRİCAK

Pamuğu tohumundan ayıran araç.

  -   -   -  

Anlamında ÇİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PROFİTEROL

Arasında krema bulunan özel yuvarlak toplar üzerine sıcak çikolata dökülerek yapılmış olan bir tatlı türü.

DRAJE

Üstü şekerli, renkli ve parlak bir madde ile kaplanmış hap. Genellikle çikolata ile kaplanmış kuru yemiş.

BULANIK

Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

ÖRTÜSÜZ

Örtüsü olmayan. Açık seçik, gizlenmeyen. Örtülmemiş.

BELÇİKALI

Belçika halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

GONDOL

Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.

KARIŞIK

Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

NET

Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. İyi duyulan (ses). Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi.

FRANK

Fransa, İsviçre, Belçika vb. ülkelerin para birimi.

DİPÇİKLENME

Dipçiklenmek işi.

DİPÇİKLEMEK

Dipçikle vurmak.

FELEMENK

Bugünkü Hollanda, Belçika ve Kuzeydoğu Fransa'ya eskiden verilen ad.

KAYINGİLLER

İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir familya, palamutlular.

SAYDAM

İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.

SUP

Çikolata ile yapılmış olan bir çeşit tatlı, supangle.

NETLEŞMEK

Net, açık seçik, iyi bir duruma gelmek.

FLAMANCA

Hint-Avrupa dil ailesinden, Hollanda, Fransa ve Belçika'nın bir bölümünde konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.

DİPÇİKLENMEK

Dipçikle vurulmak.

BİTTER

Bir tür acı bira. Bir tür ardıç rakısı. Acı çikolata.