ÇERİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çeri" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. çeri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çeri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çeri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ÇERİBAŞILIK

10 harfli kelimeler

ÇERİKLEMEK, ÇERİLENMEK

9 harfli kelimeler

ÇERİLEMEK

8 harfli kelimeler

ÇERİBAŞI, ÇERİKÖZÜ, ÇERİPENE

7 harfli kelimeler

ÇERİKLİ

6 harfli kelimeler

ÇERİCİ

5 harfli kelimeler

ÇERİK

4 harfli kelimeler

ÇERİ

Bazı kelimelerin anlamları

ÇERİ

Asker.

ÇERİKÖZÜ

İzmir şehrinde, Tire belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ÇERİPENE

Ekmek pişirmek için topraktan yapılan çanak.

ÇERİBAŞI

Alay beyi. Çingene topluluklarının başı.

ÇERİCİ

Askeri bulunan, başına asker toplamış olan.

ÇERİK

Altı kiloluk bir çeşit hububat ölçüsü. Çemensiz pastırma. Baş çatkısı. Parça, yarım. 10 santimetre kalınlığında, çeşitli en ve boyda bulunan tahta: Orman dairesinden 100 çeriklik çam aldım. Kilenin (32 kg) dörtte biri (8 kg). Eski bir hububat ölçeği.

ÇERİKLEMEK

Gübrelemek.

ÇERİLEMEK

Karşı gelmek, yüze gelmek: Be adam karşımda çerileyip durma.

ÇERİKLİ

Kırıkkale şehri, Delice ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇERİBAŞILIK

Çeribaşı olma durumu.

ÇERİLENMEK

Asker edinmek.

  -   -   -  

Anlamında ÇERİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASES

Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.

ANLAMLI

Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.

BÖLÜKBAŞI

Yeniçeri ordusunda üst rütbeli bir görevli.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

BİNİŞ

Binme işi. Üniversite öğretim üyelerinin giydikleri cübbe. Atlı alay. Yüksek aşamalı bilginlerin ve yeniçeri subaylarının giydikleri cübbe. Atlı alayda giyilen giysi.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

BAŞESKİ

En kıdemli kimse. Yeniçeri bölüklerinde erlerin en kıdemlisi. Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı.

BELİRLENİM

Belirli duruma gelme işi. Bir kavramın anlamının, içeriğinin, yapısının veya sınırlarının tam olarak belirlenmesi işi, gerektirim, determinasyon.

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

ASESBAŞI

Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.

BRİZBİZ

Pencerelerin çerçevesine, içeriden tutturulan bir tür ince perde.

ANTEN

Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.

BALLI

İçerisinde bal bulunan. Şanslı.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

BOZDOĞAN

Bir doğan türü (Falco aesalon). Aydın iline bağlı ilçelerden biri. Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerlerinde asılı duran altı toplu gürz.

CEBECİ

Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.

BAŞÇAVUŞ

Astsubay başçavuş. Yeniçeri Ocağının çavuşu.

AZI

Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.