Kelimeler arşivi içinde; başında "çete" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. çete ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çete ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çete olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇETELEŞTİRMEK
ÇETELEŞTİRME
ÇETEDERESİ, ÇETELEŞMEK
ÇETECİLİK, ÇETELEMEK, ÇETELEŞME
ÇETELECİ
ÇETENLİ, ÇETENEK
ÇETELE, ÇETENE, ÇETECİ, ÇETENİ
ÇETEL, ÇETEK, ÇETEN
ÇETE
ÇETE
Yasa dışı işler yapmak veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik.
ÇETELEŞME
Çeteleşmek işi.
ÇETELEŞTİRMEK
Çete durumuna getirmek.
ÇETECİ
Çeteden olan kimse.
ÇETECİLİK
Çetecinin yaptığı iş.
ÇETELEMEK
Veresiye hesap açmak. Çapalamak.
ÇETEDERESİ
Çorum ili, Alaca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇETENE
Kendir, kenevir tohumu. Keten tohumu. Herhangi birşeyin küçük parçası. Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet. Ahırın bir tarafında yavrular için ayrılan yer. Hesabı unutmamak için üzerine bıçakla işaret yapılan ağaç: Çetene ile malımızı bölüştük. Çapulcu, akıncı. Yağlı kenevir. Çam kozalağı.
ÇETELEŞTİRME
Çeteleştirmek işi.
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
ÇETELEŞMEK
Çete durumuna gelmek.
ÇETELECİ
Ormandan kesilen odunları bir tüccar adına teslim alan, alım ve satım hesaplarını tutan memur: Aylığı 45 liraya çetelecilik yapıyor.
ÇETENEK
Güç okunan yazı. Ekmek sepeti. Elma, armut ve ceviz gibi meyvelerin dörtte biri.
ÇETENLİ
Ağrı şehri, Doğubayazıt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Hatay ili, Babatorun nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇETEL
Kur'a: Ben çetelime razıyım. Ham, olmamış: Bu meyve daha çetel. Uç tarafı ikiye ayrılan ağaç dalı: Bizim ağaçlarda çok çetel var.
ÇETENİ
Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇETE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İNSKRİPSİYON
Kullanılacak ilaçların adlarının ve miktarlarının bulunduğu reçetenin bir kısmı.
SOYGUN
Genellikle çete durumunda bir araya gelmiş haydutlar tarafından yapılmış olan silahlı hırsızlık. Hiçbir emek harcamadan ve yolsuz olarak elde edilen büyük kazanç, vurgun.
GAYTAN
İnce, sağlam ip. Öküz giderken söylenir. Yolcu eşyası, denk. Üçetek adı verilen kadın giysilerinin yakalarına yapılan sırma işleme. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
ÇETİ
Baklagillerden dikenli bir çalı (taneleri hayvanlara verilir, çalısından süpürge yapılır). Prosopis stephaniana (Leguminosae): Bu gün çetili düze keklik avına gidelim. Çete. Hızlı gelişip etrafa çabuk yayılan, çalısından süpürge yapılan bir bitki türü. Baklagiller familyasından çok yıllıklı geniş yapraklı yabancı ot.
HIZKAL
Gübre, toprak ve benzerleri şeyler taşınan teskere. Dışarı taşınan yemeklerin üzerine örtülen bez peçete.
REÇETESİZ
Reçete aranmaksızın satılan (ilaç).
REÇETELİ
Reçete karşılığında satılan (ilaç).
KAĞURGA
Kavrulmuş mısır, buğday, çetene.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
CERGE
Bostan ve tarlalara yapılan basit kulübe, gölgelik. Süslenmiş gelin arabası. Derme çatma dükkan. Çeten. Dizi, sıra. Grup grup, dizi dizi. Kendir saplarından yapılan deste. Bacakları uzun bir cins kuş. Bir çeşit sürek avı. Göçebe çadırı, tente. Tarla ve bostanlara yapılan küçük ev, kulübe. Dört direk üzerine kurulan yanları açık üstü düz çadır. (Gençali Senirkent Isparta). Arabaların iki yanına fazla yük taşıyabilmek için konan parmaklıklar. (Başkışla Karaman Konya). Derme çatma çadır.
SERVİS
Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti. Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı. Burada görevli kimselerin tümü. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü. Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer. Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu. Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer.
PEŞKİR
Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu. Yemek yerken kullanılan, el kurulanan, büyük mendil biçiminde pamuk veya keten bez, peçete.
GÖZLÜKÇÜ
Gözlük satan ya da onaran kimse. Gözlük satılan ve onarılan iş yeri. Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse.
GERİLLA
Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk. Bu topluluktan olan kimse. Bağımsız bir biçimde hareket eden çete.
ÇETEN
Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet. Çamaşır sepeti. Ahırın bir tarafında yavrular için ayrılan yer. Kenevir tohumu. Saman ölçü birimi. Çitten yapılmış ambar. Kamıştan duvar: Ben oraya kuyu kazdım, çeten diktim. Mısırları koçanlarıyle kurutmak için çubuklardan yapılan kulübemsi yer. Üstü allı yeşilli kilimle örtülü gelin kağnısı. Çitten örülmüş, silindir biçiminde, ayaklı mısır ambarı. Saman taşımaya yarayan, dört yanı kilim ya da hasırla çevrilmiş kağnı, at arabası. Saman taşımak için kağnının dört kazığı arasına kem ile örülen örtü. Saman taşımak için hazırlanmış kağınının dört uzun kazığı arasına 'kem' le örülen örtü. Ot saman koymak için kullanılan büyük sepet. Saman taşımaya yarayan büyük sepet. Üstü dal ve kamışlarla örtülen, içine yirmi ile otuz kadar kuzu alabilen, 1 m. kadar derinliğinde kuzu barındırma çukuru. (Yenikent Aksaray Niğde). Ağılın kenarına yapılan etrafı çevrili kuzu koruma yeri. (Yeşilyurt, Sarıdeğirmen Haymana Ankara). Saman çekilirken kağnının yanlarına konulan çul. (Alcılı Delice Ankara). Fazla saman taşıyabilmeleri için kağnılara konulan ince fındık dallarından örülmüş kanatlar. (Büyükdivanköyü Çorum).
CİLO
Yaprak. Çete. Gem.
GANGSTER
Yasa dışı işler yapan çete üyesi. Herhangi bir çıkar için her türlü kötülüğü yapan kimse.
ERTERİ
Erkek gömleği. (Yukarıdinek, Beyköy Şarkikaraağaç, Avşar Gelendost Isparta; Yayla, Erenköy Eskişehir). İç astarlı kadın giysisi (Meyvebükü Güdül Ankara). Üçetek. (Kötürnek Gelendost Isparta).
KAPTAN
Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.
İNSTRUKSİYON
Reçetenin, ilacın kullanılışı hakkında eczacıya ve aynı zamanda hastaya hitap eden kısmı.