Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çete" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çete ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çete olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çete olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PLANÇETE
KALÇETE
PEÇETE, REÇETE
ÇETE
ÇETE
Yasa dışı işler yapmak veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik.
PEÇETE
Yemekte giysiyi korumak, ağız silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt veya kumaş parçası.
REÇETE
Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt. Yemek veya halk tedavisinde kullanılan ilaç tarifesi.
KALÇETE
Elle örülerek yapılmış olan yassı halat.
PLANÇETE
Harita çıkarmaya yarayan bir alet.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇETE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CERGE
Bostan ve tarlalara yapılan basit kulübe, gölgelik. Süslenmiş gelin arabası. Derme çatma dükkan. Çeten. Dizi, sıra. Grup grup, dizi dizi. Kendir saplarından yapılan deste. Bacakları uzun bir cins kuş. Bir çeşit sürek avı. Göçebe çadırı, tente. Tarla ve bostanlara yapılan küçük ev, kulübe. Dört direk üzerine kurulan yanları açık üstü düz çadır. (Gençali Senirkent Isparta). Arabaların iki yanına fazla yük taşıyabilmek için konan parmaklıklar. (Başkışla Karaman Konya). Derme çatma çadır.
ÇETELEŞMEK
Çete durumuna gelmek.
GÖZLÜKÇÜ
Gözlük satan ya da onaran kimse. Gözlük satılan ve onarılan iş yeri. Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse.
GANGSTER
Yasa dışı işler yapan çete üyesi. Herhangi bir çıkar için her türlü kötülüğü yapan kimse.
ÇETECİ
Çeteden olan kimse.
CİLO
Yaprak. Çete. Gem.
REÇETELİ
Reçete karşılığında satılan (ilaç).
ÇETEL
Kur'a: Ben çetelime razıyım. Ham, olmamış: Bu meyve daha çetel. Uç tarafı ikiye ayrılan ağaç dalı: Bizim ağaçlarda çok çetel var.
SERVİS
Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti. Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı. Burada görevli kimselerin tümü. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü. Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer. Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu. Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer.
KAPTAN
Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.
ÇETELEŞTİRMEK
Çete durumuna getirmek.
GERİLLA
Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk. Bu topluluktan olan kimse. Bağımsız bir biçimde hareket eden çete.
REÇETESİZ
Reçete aranmaksızın satılan (ilaç).
PEŞKİR
Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu. Yemek yerken kullanılan, el kurulanan, büyük mendil biçiminde pamuk veya keten bez, peçete.
ÇETELEŞME
Çeteleşmek işi.
SOYGUN
Genellikle çete durumunda bir araya gelmiş haydutlar tarafından yapılmış olan silahlı hırsızlık. Hiçbir emek harcamadan ve yolsuz olarak elde edilen büyük kazanç, vurgun.
ÇETECİLİK
Çetecinin yaptığı iş.
ÇETELEŞTİRME
Çeteleştirmek işi.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
ÇETELECİ
Ormandan kesilen odunları bir tüccar adına teslim alan, alım ve satım hesaplarını tutan memur: Aylığı 45 liraya çetelecilik yapıyor.