Kelimeler arşivi içinde; sonunda "öksü" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu öksü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında öksü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde öksü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖKSÜ
Ucu yanmış odun parçası.
ÇÖKSÜ
Bir şeyin kımıldamasını önlemek için kullanılan ağırlık, baskı, çivi.
KÖKSÜ
Ciğer otlarında ve yosunlarda kökü andıran, bitkinin tutunmasına yarayan bölüm.
İLGÖKSÜ
Namuslu kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖKSÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFAĞAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
ÖKSÜRME
Öksürmek işi.
ESASSIZ
Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız. Doğru olmayan, yalan.
ACICALBA
Öksürüğe karşı kaynatılıp içilen bir dağ otu.
ÖKSÜRMEK
Solunum yolları zarlarının rahatsızlığı sebebiyle akciğerlerdeki havayı birdenbire ve gürültülü bir sesle dışarı vermek. Öksürtücü bir hastalığa tutulmuş olmak.
BOĞMACA
Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık.
ÖKSÜRÜKLÜ
Öksürüğü olan, sürekli öksüren. Hastalıklı.
KELOĞLAN
Bir ailenin koruyuculuğuna veya bir yere çıraklığa alınan öksüz çocuk. Saf göründüğü hâlde zekâsı ve yiğitliğiyle amacına eren, saçsız bir masal kahramanı. Hindi.
KÖKSÜZLÜK
Köksüz olma durumu.
ZATÜLCENP
Göğüs sancısı, ateş, titreme, öksürük vb. belirtilerle ortaya çıkan akciğer zarı yangısı, satlıcan.
AFAKAN
Hafakan. Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir. Nefesi kesen sürekli öksürük. Yürek çarpıntısı, coşku.
KODEİN
Afyondan elde edilen, öksürük ve ağrı kesmeye yarayan bir alkaloit.
ÖKSÜRÜŞ
Öksürme işi.
GICIK
Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı. Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse). Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir tür koyun.
ÖKSÜRTME
Öksürtmek işi.
ASILSIZ
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.
ÖKSÜZLÜK
Öksüz olma durumu. Kimsesizlik.
ÖHÖ
Bir kimsenin kendi varlığını belli etmek, söylenen bir şey üzerine dikkat çekmek, birine takılmak vb. amaçlarla öksürür gibi yaparak çıkardığı ses.
ZATÜRRE
Ateş, öksürük ve balgamla beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığı, batar.
ÖKSÜRTMEK
Öksürmesini sağlamak.