Sonu ÇARE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çare" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çare ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çare olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

BEYÇARE

6 harfli kelimeler

BİÇARE, BEÇARE, NEÇARE, PEÇARE

4 harfli kelimeler

ÇARE

Bazı kelimelerin anlamları

ÇARE

Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu. Tedavi yolu, deva.

BEYÇARE

Biçare, zavallı.

NEÇARE

Keçiboynuzu, iğde ve üzümden yapılan bir çeşit turşu.

PEÇARE

Kalın sırık. Tarla sınırını belirten çit.

BEÇARE

Biçare, zavallı.

BİÇARE

Çaresiz.

  -   -   -  

Anlamında ÇARE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UMARSIZ

Çaresiz, çıkar yolu olmayan. Çaresiz bir biçimde, çıkar yolu olmaksızın.

BİÇARELİK

Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik.

DEVASIZ

İyileştirilemeyen, ilacı bulunamayan. Çaresiz.

SIZLANMAK

Kendine yapılmış olan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.

ÇARESİZ

Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.

ÇARESİZLİK

Çaresiz olma durumu.

NAÇAR

Çaresi olmayan, çaresiz. Zavallı, düşkün.

MERHEM

Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı veya yağsız ilaç. Çare.

İLAÇ

Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.

TILSIM

Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç. Çare, önlem. Büyülü olduğuna inanılan muska vb. şey.

UMAR

Çare.

NEVMİT

Umutsuz, çaresiz. Umutsuz, çaresiz bir biçimde.

DERMAN

Güç, takat, mecal. Çıkar yol, çare. İlaç.

PLANLAMA

Planlamak işi. Hükûmet tarafından ulaşılacak amaçları belirleyen, tarım, ulaşım, sanayi vb. kesimlerdeki artış ölçüsünü tespit eden ve uygulanması gerekli çareleri önceden gösteren ekonomik, sosyal programın belli süreler için hazırlanması işi.

ALLEM

"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.

DÖVÜNMEK

Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek. Çok üzülmek.

DEVA

İlaç, çare.

BİİLAÇ

İlaçsız, çaresiz. Umutsuz olarak.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ÇALIŞMAK

Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.