Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zif" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zif ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zif olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zif olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KOROZİF
TAVZİF, TENZİF
NEZİF, HAZİF, NAZİF
ZİF
ZİF
Zift.
TAVZİF
Vazifelendirme, görevlendirme, iş verme.
TENZİF
Kadınların süs olarak özellikle feslerine taktıkları gümüş zincir, altın dizisi ve benzerleri şeyler.
HAZİF
Eski yazında noktasız harflerle dize ve tümce kurma.
NAZİF
Temiz, pak.
NEZİF
Kanama.
KOROZİF
Aşındırıcı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖREVLENDİRMEK
Birine bir görev vermek, vazifelendirmek, tavzif etmek.
ZİFTLENMEK
Zift sürülmek, ziftle kaplanmak. Yemek. Bir işten kendine yolsuz kazanç sağlamak.
ZİFTLEME
Ziftlemek işi.
GÖREVLENDİRİLMEK
Görev verilmek, tavzif edilmek.
BALTRAP
Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.
VAZİFESİZLİK
Vazifesiz olma durumu.
GÖREV
Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
SARIAĞI
Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki, sifin, zifin (Rhododendron luteun).
VAZİFELENDİRİLMEK
Vazife verilmek, görevlendirilmek, ödevlendirilmek.
KALAFAT
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.
ÖDEV
Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe. Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma.
VAZİFELENDİRME
Vazifelendirmek işi.
KANAMA
Kanamak işi, nezif.
AKER
Sigara ağızlığında biriken kir, zifir. Dürüst, güvenilir erkek.
ZİFTLENME
Ziftlenmek işi.
KARASAKIZ
Zift.
GÖREVLİ
Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.
VAZİFELENDİRİLME
Vazifelendirilmek işi.
ÖDEVLİ
Ödev yüklenmiş olan, vazifeli.
ÖDEVCİL
Ödevine bağlı olan, ödevlerini yerine getirmeyi seven, vazifeşinas.