Kelimeler arşivinde; içinde "zif" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zif bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zif ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zif olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VAZİFELENDİRİLMEK
VAZİFELENDİRİLME
VAZİFELENDİRMEK
VAZİFELENDİRME
VAZİFESİZLİK
VAZİFEŞİNAS
ZİFTLENMEK
VAZİFESİZ, ZİFTLENME, ZİFLENMEK, ZİFTİNMEK, ZİFTLEMEK, NAZİFPAŞA
FÜZİFORM, MERZİFAN, FUZİFORM, TENZİFAT, MERZİFON, ZİFTLEME, ZİFİRLİK, ZİFTİMEK, VAZİFELİ, TANZİFAT
ZİFİRLİ, KOROZİF
MAZİFA, VAZİFE, ZİFİRİ, NAZİFE, TAVZİF, TENZİF, VEZİFE
ZİFUN, NAZİF, HAZİF, ZİFOS, ZİFİR, ZİFİN, ZİFAF, NEZİF
ZİFT
ZİF
ZİF
Zift.
VAZİFELENDİRİLME
Vazifelendirilmek işi.
ZİFTLENMEK
Zift sürülmek, ziftle kaplanmak. Yemek. Bir işten kendine yolsuz kazanç sağlamak.
FÜZİFORM
İğimsi.
VAZİFELENDİRME
Vazifelendirmek işi.
VAZİFESİZ
Ödevi, görevi olmayan.
ZİFLENMEK
Ziftlenmek; zıkkımlanmak.
ZİFTLENME
Ziftlenmek işi.
NAZİFPAŞA
Bilecik kenti, Pazaryeri belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
VAZİFESİZLİK
Vazifesiz olma durumu.
VAZİFEŞİNAS
Ödevine, işine bağlı.
ZİFTLEMEK
Zift sürmek, ziftle kaplamak.
ZİFTİNMEK
Yokluk çekiyormuş gibi davranıp birinden bir şey koparmaya çalışmak. Olduğu yerde kımıldanıp, ayak sürüyüp durmak.
VAZİFELENDİRMEK
Ödevlendirmek. Görevlendirmek.
VAZİFELENDİRİLMEK
Vazife verilmek, görevlendirilmek, ödevlendirilmek.
MERZİFAN
Merdiven.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALTRAP
Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.
KARASAKIZ
Zift.
ÖDEV
Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe. Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma.
KANAMA
Kanamak işi, nezif.
KALAFAT
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.
BOYÇULU
Yarış atlarına özgü büyük bir çul. (Merzifon Amasya).
ÖDEVCİL
Ödevine bağlı olan, ödevlerini yerine getirmeyi seven, vazifeşinas.
GÖREVLENDİRİLMEK
Görev verilmek, tavzif edilmek.
CİRK
Tavan bulgurlanmasında kullanılan çamur. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri.
ÖDEVLİ
Ödev yüklenmiş olan, vazifeli.
AŞAĞIBÜK
Amasya ilinde, Merzifon ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
GÖREV
Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
AKER
Sigara ağızlığında biriken kir, zifir. Dürüst, güvenilir erkek.
ZİFTLEME
Ziftlemek işi.
SARIAĞI
Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki, sifin, zifin (Rhododendron luteun).
TAVZİF
Vazifelendirme, görevlendirme, iş verme.
BAĞLANMAH
Zifaf gecesi iktidarsız olmak.
GÖREVLİ
Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.
AŞINDIRICI
Madenleri elektriksel, kimyasal veya mekanik yollarla aşındıran, korozif. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek. Elmas, silisyum karbür ve zımpara gibi sürtünme ile parlatan, öğüten veya temizleyen madde. Taşlama ve benzeri işlemlerde aşındırmak ereğiyle kullanılan, genellikle oksit ve karbür olan, çok sert özdek.
GÖREVLENDİRMEK
Birine bir görev vermek, vazifelendirmek, tavzif etmek.