İçinde ZİF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zif" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zif bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zif ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zif olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

VAZİFELENDİRİLMEK

16 harfli kelimeler

VAZİFELENDİRİLME

15 harfli kelimeler

VAZİFELENDİRMEK

14 harfli kelimeler

VAZİFELENDİRME

12 harfli kelimeler

VAZİFESİZLİK

11 harfli kelimeler

VAZİFEŞİNAS

10 harfli kelimeler

ZİFTLENMEK

9 harfli kelimeler

VAZİFESİZ, ZİFTLENME, ZİFLENMEK, ZİFTİNMEK, ZİFTLEMEK, NAZİFPAŞA

8 harfli kelimeler

FÜZİFORM, MERZİFAN, FUZİFORM, TENZİFAT, MERZİFON, ZİFTLEME, ZİFİRLİK, ZİFTİMEK, VAZİFELİ, TANZİFAT

7 harfli kelimeler

ZİFİRLİ, KOROZİF

6 harfli kelimeler

MAZİFA, VAZİFE, ZİFİRİ, NAZİFE, TAVZİF, TENZİF, VEZİFE

5 harfli kelimeler

ZİFUN, NAZİF, HAZİF, ZİFOS, ZİFİR, ZİFİN, ZİFAF, NEZİF

4 harfli kelimeler

ZİFT

3 harfli kelimeler

ZİF

Bazı kelimelerin anlamları

ZİF

Zift.

VAZİFELENDİRİLME

Vazifelendirilmek işi.

ZİFTLENMEK

Zift sürülmek, ziftle kaplanmak. Yemek. Bir işten kendine yolsuz kazanç sağlamak.

FÜZİFORM

İğimsi.

VAZİFELENDİRME

Vazifelendirmek işi.

VAZİFESİZ

Ödevi, görevi olmayan.

ZİFLENMEK

Ziftlenmek; zıkkımlanmak.

ZİFTLENME

Ziftlenmek işi.

NAZİFPAŞA

Bilecik kenti, Pazaryeri belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

VAZİFESİZLİK

Vazifesiz olma durumu.

VAZİFEŞİNAS

Ödevine, işine bağlı.

ZİFTLEMEK

Zift sürmek, ziftle kaplamak.

ZİFTİNMEK

Yokluk çekiyormuş gibi davranıp birinden bir şey koparmaya çalışmak. Olduğu yerde kımıldanıp, ayak sürüyüp durmak.

VAZİFELENDİRMEK

Ödevlendirmek. Görevlendirmek.

VAZİFELENDİRİLMEK

Vazife verilmek, görevlendirilmek, ödevlendirilmek.

MERZİFAN

Merdiven.

  -   -   -  

Anlamında ZİF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZİF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BALTRAP

Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.

KARASAKIZ

Zift.

ÖDEV

Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe. Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma.

KANAMA

Kanamak işi, nezif.

KALAFAT

Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.

BOYÇULU

Yarış atlarına özgü büyük bir çul. (Merzifon Amasya).

ÖDEVCİL

Ödevine bağlı olan, ödevlerini yerine getirmeyi seven, vazifeşinas.

GÖREVLENDİRİLMEK

Görev verilmek, tavzif edilmek.

CİRK

Tavan bulgurlanmasında kullanılan çamur. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri.

ÖDEVLİ

Ödev yüklenmiş olan, vazifeli.

AŞAĞIBÜK

Amasya ilinde, Merzifon ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

GÖREV

Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

AKER

Sigara ağızlığında biriken kir, zifir. Dürüst, güvenilir erkek.

ZİFTLEME

Ziftlemek işi.

SARIAĞI

Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki, sifin, zifin (Rhododendron luteun).

TAVZİF

Vazifelendirme, görevlendirme, iş verme.

BAĞLANMAH

Zifaf gecesi iktidarsız olmak.

GÖREVLİ

Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

AŞINDIRICI

Madenleri elektriksel, kimyasal veya mekanik yollarla aşındıran, korozif. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek. Elmas, silisyum karbür ve zımpara gibi sürtünme ile parlatan, öğüten veya temizleyen madde. Taşlama ve benzeri işlemlerde aşındırmak ereğiyle kullanılan, genellikle oksit ve karbür olan, çok sert özdek.

GÖREVLENDİRMEK

Birine bir görev vermek, vazifelendirmek, tavzif etmek.