Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yükün" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yükün ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yükün olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yükün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YÜKÜN
YÜKÜN
İyon.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÜKÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAHFİF
Hafifletme, yükünü azaltma.
AVSAK
Aldatma. Hafif topal, aksak. Hayvan yükünün bir tarafa hafif meyletmiş, avmış durumu. Ava istekli, av isteklisi: Benim tazı çok avsaktır.
YÜKÜNME
Yükünmek işi.
İYON
Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün.
ŞANZIMAN
Motorlu taşıtlarda motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren, arabanın istenen hızda hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu.
CAĞA
Gösteriş, caka. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Bebek, çocuk.
MAKARA
Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.
BOŞALMA
Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.
CA
Suyun aktığı delik: Bizim banyonun ca yolu tıkanmış. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Parmaklık, korkuluk. Lavabo, banyo. Çorap şişi. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Ekin taşımaya yarayan kızakların altına konulan çatal ağaçlar. Korkutma ve sürpriz ünlemi. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. Un, tahıl ve benzerleri konulan büyük çuval (Çayağzı). Kolun döner kemiği. Cağ, üzerinde pekmez yapılacak armutların ezildiği tekne. Kalsiyum elementinin simgesi. Kalsiyum. Canlı ağırlık.
COULOMB
Elektrik yükünün uluslararası standart, birimi (C). 1 C = 3.10(üzeri 9) esyb.
DOK
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.
ÇA
Lavabo, banyo. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. İri taş parçası. Uzakta olan bir yeri göstermek için "ta" anlamında kullanılır. Eninde sonunda. Çarşamba. Bebek, çocuk. Banyo (Kırşehir). Çay. Ev içinde taş banyo. Yaş. Vakit. Şâbaş, âferin, yaşa.
KRİKO
Ağır bir yükün kaldırılmasını veya alt tarafında yapılacak bir çalışmada otomobil vb. taşıtların yerden yükseltilmesini sağlayan alet, kaldırıcı.
AĞDURMA
Hayvana yüklenen bir yükün dengesini sağlamak için bir tarafa konulan taş.
BAZLI
Sudaki çözeltilerinde hidroksil yükünü, OH¯ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği.
ASİTLİ
Sudaki çözeltilerinde hidronyum yükünü H3O+ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
AĞDIRIKLI
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Aksak, sarsak, topallıyarak yürüyüş. Yüklenmiş yükün bir yanının daha ağır olması.
SIRTLAMAK
Sırtına alıp yüklenmek. Birinin, bir şeyin sorumluluğunu, yükünü veya geçimini üzerine almak.
BURKANAK
Kağnının ağaç veya tahta yüküne sarılan zincirin gevşememesi için kullanılan kazık.