Kelimeler arşivinde; içinde "yükün" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yükün bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yükün ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yükün olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
IŞILYÜKÜNLEŞME, YÜKÜNLEŞTİRİCİ
ÖZYÜKÜNLEŞME
YÜKÜNDÜRMEK
YÜKÜNDÜRME, YÜKÜNLEŞME
YÜKÜNMEK, YÜKÜNSEL
YÜKÜNME
YÜKÜN
YÜKÜN
İyon.
YÜKÜNDÜRMEK
Yükünme işini yaptırmak.
YÜKÜNDÜRME
Yükündürmek işi.
IŞILYÜKÜNLEŞME
Özdeciğin ışık etkisiyle eksicik çıkarıp bir alt yüküne dönüşmesi olayı.
YÜKÜNSEL
Yükünlerle ilgili.
YÜKÜNLEŞTİRİCİ
Bulunduğu ortamda yükünler oluşturan özdek. (Genellikle ışınımlar için kullanılır.).
YÜKÜNME
Yükünmek işi.
YÜKÜNMEK
Birinin önünde, saygı göstermek için eğilmek veya yere kapanmak.
ÖZYÜKÜNLEŞME
Öğecik ya da özdeciğin kendi kendine yükünleşmesi olayı.
YÜKÜNLEŞME
Özdeciklerin parçalanması, öğecik, özdecik topaklarına eksicik katılması ya da çıkarılmasıyla yükün oluşturulması. Moleküllerin ayrışması, atom ve molekül kümelerine elektron katılması ya da çıkarılmasıyla yükün oluşturulması.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÜKÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASİTLİ
Sudaki çözeltilerinde hidronyum yükünü H3O+ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği.
KRİKO
Ağır bir yükün kaldırılmasını veya alt tarafında yapılacak bir çalışmada otomobil vb. taşıtların yerden yükseltilmesini sağlayan alet, kaldırıcı.
BAZLI
Sudaki çözeltilerinde hidroksil yükünü, OH¯ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği.
MAKARA
Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.
BOŞALMA
Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.
CA
Suyun aktığı delik: Bizim banyonun ca yolu tıkanmış. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Parmaklık, korkuluk. Lavabo, banyo. Çorap şişi. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Ekin taşımaya yarayan kızakların altına konulan çatal ağaçlar. Korkutma ve sürpriz ünlemi. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. Un, tahıl ve benzerleri konulan büyük çuval (Çayağzı). Kolun döner kemiği. Cağ, üzerinde pekmez yapılacak armutların ezildiği tekne. Kalsiyum elementinin simgesi. Kalsiyum. Canlı ağırlık.
AVSAK
Aldatma. Hafif topal, aksak. Hayvan yükünün bir tarafa hafif meyletmiş, avmış durumu. Ava istekli, av isteklisi: Benim tazı çok avsaktır.
AĞDURMA
Hayvana yüklenen bir yükün dengesini sağlamak için bir tarafa konulan taş.
COULOMB
Elektrik yükünün uluslararası standart, birimi (C). 1 C = 3.10(üzeri 9) esyb.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
BURKANAK
Kağnının ağaç veya tahta yüküne sarılan zincirin gevşememesi için kullanılan kazık.
İYON
Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün.
ÇA
Lavabo, banyo. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. İri taş parçası. Uzakta olan bir yeri göstermek için "ta" anlamında kullanılır. Eninde sonunda. Çarşamba. Bebek, çocuk. Banyo (Kırşehir). Çay. Ev içinde taş banyo. Yaş. Vakit. Şâbaş, âferin, yaşa.
DOK
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.
SIRTLAMAK
Sırtına alıp yüklenmek. Birinin, bir şeyin sorumluluğunu, yükünü veya geçimini üzerine almak.
ŞANZIMAN
Motorlu taşıtlarda motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren, arabanın istenen hızda hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu.
TAHFİF
Hafifletme, yükünü azaltma.
CAĞA
Gösteriş, caka. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Bebek, çocuk.
ÇAKAK
Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Çakıllı yer. Yere çakılan kalın kısa kazık.
AĞDIRIKLI
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Aksak, sarsak, topallıyarak yürüyüş. Yüklenmiş yükün bir yanının daha ağır olması.