YÜKÜN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yükün" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. yükün ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yükün ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yükün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YÜKÜNLEŞTİRİCİ

11 harfli kelimeler

YÜKÜNDÜRMEK

10 harfli kelimeler

YÜKÜNDÜRME, YÜKÜNLEŞME

8 harfli kelimeler

YÜKÜNMEK, YÜKÜNSEL

7 harfli kelimeler

YÜKÜNME

5 harfli kelimeler

YÜKÜN

Bazı kelimelerin anlamları

YÜKÜN

İyon.

YÜKÜNME

Yükünmek işi.

YÜKÜNLEŞTİRİCİ

Bulunduğu ortamda yükünler oluşturan özdek. (Genellikle ışınımlar için kullanılır.).

YÜKÜNMEK

Birinin önünde, saygı göstermek için eğilmek veya yere kapanmak.

YÜKÜNLEŞME

Özdeciklerin parçalanması, öğecik, özdecik topaklarına eksicik katılması ya da çıkarılmasıyla yükün oluşturulması. Moleküllerin ayrışması, atom ve molekül kümelerine elektron katılması ya da çıkarılmasıyla yükün oluşturulması.

YÜKÜNSEL

Yükünlerle ilgili.

YÜKÜNDÜRMEK

Yükünme işini yaptırmak.

YÜKÜNDÜRME

Yükündürmek işi.

  -   -   -  

Anlamında YÜKÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÜKÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

COULOMB

Elektrik yükünün uluslararası standart, birimi (C). 1 C = 3.10(üzeri 9) esyb.

KRİKO

Ağır bir yükün kaldırılmasını veya alt tarafında yapılacak bir çalışmada otomobil vb. taşıtların yerden yükseltilmesini sağlayan alet, kaldırıcı.

BOŞALMA

Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.

ÇA

Lavabo, banyo. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. İri taş parçası. Uzakta olan bir yeri göstermek için "ta" anlamında kullanılır. Eninde sonunda. Çarşamba. Bebek, çocuk. Banyo (Kırşehir). Çay. Ev içinde taş banyo. Yaş. Vakit. Şâbaş, âferin, yaşa.

TAHFİF

Hafifletme, yükünü azaltma.

BAZLI

Sudaki çözeltilerinde hidroksil yükünü, OH¯ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği.

CA

Suyun aktığı delik: Bizim banyonun ca yolu tıkanmış. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Parmaklık, korkuluk. Lavabo, banyo. Çorap şişi. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Ekin taşımaya yarayan kızakların altına konulan çatal ağaçlar. Korkutma ve sürpriz ünlemi. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. Un, tahıl ve benzerleri konulan büyük çuval (Çayağzı). Kolun döner kemiği. Cağ, üzerinde pekmez yapılacak armutların ezildiği tekne. Kalsiyum elementinin simgesi. Kalsiyum. Canlı ağırlık.

DOK

Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.

AVSAK

Aldatma. Hafif topal, aksak. Hayvan yükünün bir tarafa hafif meyletmiş, avmış durumu. Ava istekli, av isteklisi: Benim tazı çok avsaktır.

MAKARA

Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.

ÇAKAK

Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Çakıllı yer. Yere çakılan kalın kısa kazık.

AĞDURMA

Hayvana yüklenen bir yükün dengesini sağlamak için bir tarafa konulan taş.

CAĞA

Gösteriş, caka. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Bebek, çocuk.

SIRTLAMAK

Sırtına alıp yüklenmek. Birinin, bir şeyin sorumluluğunu, yükünü veya geçimini üzerine almak.

AĞDIRIKLI

Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Aksak, sarsak, topallıyarak yürüyüş. Yüklenmiş yükün bir yanının daha ağır olması.

ŞANZIMAN

Motorlu taşıtlarda motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren, arabanın istenen hızda hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu.

AVARYA

Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.

İYON

Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün.

BURKANAK

Kağnının ağaç veya tahta yüküne sarılan zincirin gevşememesi için kullanılan kazık.

ASİTLİ

Sudaki çözeltilerinde hidronyum yükünü H3O+ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği.