Sonu YUŞUK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yuşuk" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yuşuk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yuşuk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yuşuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YUŞUK

Kullanılıp eskimiş, yıpranmış (giysi için).

UYUŞUK

Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş. Gevşek, tembel, sünepe, uyuntu.

BUYUŞUK

Uyuşuk, uyuşmuş.

  -   -   -  

Anlamında YUŞUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YUŞUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYHAR

Sarhoş, beyni uyuşuk, sersem.

ARUK

Su yolu, ark. Zayıf, cılız, sıska. Çürümüş, fazla olmuş, çürümeye yüz tutmuş. İneğin tabii hali, gebe veya kısır olmıyan inek. Eli ağır, uyuşuk. Ağrımış.

UYUŞUKLUK

Uyuşuk olma durumu.

KÜLKEDİSİ

Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse). Uyuşuk, miskin (kimse). Pasaklı, görgüsüz (kadın). Sakin, yumuşak, uyumlu.

SÜMSÜKLEŞMEK

Uyuşuk duruma gelmek, miskinleşmek, pısırıklaşmak.

UYUNTU

Uyuşuk, tembel, miskin.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

HIMBIL

Uyuşuk, tembel.

MİSKİNLEŞMEK

Uyuşuk, tembel duruma gelmek.

BÜZDESİK

Uyuşuk.

GEVŞEKLİK

Gevşek olma durumu. İlgisiz, kayıtsız davranış. Uyuşukluk, kesiklik, rehavet.

BENZOKAİN

Anestezi amacıyla kullanılan bir bileşik. Kokusuz, hafif acı lezzetli, dilde geçici bir uyuşukluk yapan yerel anestezik olarak kullanılan beyaz kristalize bir toz. Etilaminobenzoat'ın patentli adı.

ABAHAN

Tembel, uyuşuk. Beceriksiz. Şaşkın.

MİSKİN

Çok uyuşuk olan (kimse). Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse). Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse). Âciz, zavallı.

SÜNEPE

Kılıksız ve uyuşuk, sümsük (kimse).

DONUK

Parlak olmayan, mat (II). Canlılığı olmayan, fersiz (göz). Canlılığı az olan, durgun, uyuşuk (kimse).

UYUZ

Uyuz böceğinin, üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı, bulaşıcı bir deri hastalığı. Düşük nitelikli, değersiz (mal). Hareketli, canlı olmayan, uyuşuk, pısırık, miskin kimse. Parası olmayan, züğürt kimse. Bu hastalığa tutulmuş olan. Hoşlanılmayan, sevimsiz kimse.

BÜZDÜM

Uyuşuk. Kuyruk sokumu, anüs. Kuyruk sokumu.

BAYMAŞIK

Gevşek, uyuşuk, ağır.

AFYONLU

İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.